BUSE GÜL Sosyoloji Öğr.

Tahammül sınırlarımız…

Toplumda herkes birbirine karşı adeta patlamaya hazır bomba gibi…

İnsanlar en küçük şeylerde birbirlerine bağırıp, çağırmaya ve hakarete varan sözler sarfetmeye başlıyor.

Bu en baştan, en sona kadar böyle…

Siyasette de aynı dil hakim…

En basiti, “İspatlamazsan şerefsizsin!”

Yani bunlar çok ağır sözler. Ama günlük hayatımızda adeta selam verir gibi normal sözlermiş gibi söyleniyor.

İnsanlar, öfke kontrolünü kaybetmiş durumda.

O yüzden de küçücük meseleler çoğu zaman vurma, kırma, yaralama ve öldürme ile sonlanıyor.

Sonrası ne? Bir tarafın kaybı, diğer tarafın pişmanlığı mı?

Ne faydası var her şey yerle bir olduktan sonra gösterilen pişmanlığın?

Elbette yaşam koşulları hepimiz için çok ağır. Günlük yaşam mücadelesi insan ruhunu çok zorluyor.

İnsanlar, yaşamlarında yeni ve güzel şeyler beklemek yerine, rutininin devam etmesine şükrediyor.

Ama, işte olgunluk, en zor koşullarda bile sağduyunuzu, sakinliğinizi koruyarak olaylara yaklaşmanızı gerektiriyor.

Boşa söylenmemiş, öfke ile kalkan zararla oturur diye…

Elimizden geldiğince öfkemizi kontrol ederek yaşamak ve insan ilişkilerini ayakta tutmak zorundayız. Birbirimize tahammül edeceğiz. Kırıp, dökmeyeceğiz… İnsan olmak bunu gerektiriyor.

Başka çaremiz yok.

02 Kasım 2022
Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Keşke bizde de olsa!

27 Oca 2023

Altılı masanın adayı Kılıçdaroğlu olmamalı

21 Oca 2023

Hocanın cemaate göre değişen hutbesi

14 Oca 2023

Kamu bankası farkı!

07 Oca 2023

Umutsuzluk hakim

31 Ara 2022

Sonu nereye varacak?

21 Ara 2022

Siyaset neyle ilgilenir?

17 Ara 2022

Okullardaki en önemli sorun!

07 Ara 2022

Bunlara hasta mı demek lazım, yoksa sapık mı?

02 Ara 2022

Anı yaşayamamak

26 Kas 2022