UFUK AYŞE KEPKEP

Selçuklu ve Osmanlı Döneminde Şifalı Macunlar ve Bitkiler (1)

Değerli okuyucularım bu hafta sizlere Selçuklu ve Osmanlı  döneminden beri hastalıkların tedavisinde kullanılan şifalı bitkilerden ve tedavi şekillerinden bahsedeceğim.

“Koruyucu hekimlik, her şeyde ölçülü davranmaktır. Karın, dert ocağıdır; perhiz onun ilacıdır.”

Avrupa da ruh hastaları cadı olarak nitelendirilip işkenceler ile öldürülürken Osmanlıda, Selçuklularda şifalı bitkilerle ve müzikle tedavi, şişe çekme, kan alma gibi yöntemler  uygulanmıştır. İnsanın psikolojik rahatsızlığına ilaç tedavisinin yanında manevi açıdan destekte gerekmektedir. Anadolu kültüründeki şifahanelerde hastalara bu şekilde yaklaşılmış.Şifalı bitkiler,müzik,psikolojik destek ve dualarla hastalar tedavi edilmeye çalışılmış.

 Anadolu Kültüründeki şifahanelerde hangi tedavi yöntemlerinin kullanıldığını  sizlerle paylaşacağım.

   “Hayat insanlar için bir gelişme, öğrenme sürecidir.”

İnsanın olumlu ve olumsuz yaşadıkları da bu sürecin bir parçasıdır. Hastalıklar da böyledir, insana deneyimler kazandırır. Bedenin ve ruhun ihtiyaçlarını kişi karşılayamaz ve davranışlarında aşırıya kaçar ise,beden zayıf düşer ve hastalanır. Kişi sağlıklı kalmak için aşırıya  kaçmadan dengede durmalıdır. Kendini maddi-manevi olumsuzluklardan uzak tutmalıdır. Aksi takdirde fiziki ya da psikolojik olarak rahatsızlanabilir.

Hastalıklara tarih boyunca türlü tedavi yöntemleri uygulanmıştır.

İnsanın psikolojik rahatsızlığına ilaç tedavisinin yanında manevi açıdan destekte gerekmektedir. Anadolu kültüründeki şifahanelerde hastalara bu şekilde yaklaşılmış. Ancak tarih boyunca kullanılan uygulamalar günümüzde fazla kullanılmmamaktadır .

 İlk olarak Selçuklu dönemindeki şifahanelerde ciddi anlamda tedavi yöntemleri geliştirilmiş. Kayseri Gevher Nesibe Şifahanesi buna bir örnektir, burada hastalara müzik ve telkinle tedavi uygulanmıştır.Osmanlılar Selçuklu döneminde uygulanan tedavi yöntemlerini geliştirerek ettirmişler. Şifahanesi bulunmayan şehirlere yeni şifahaneler inşa  etmişler. Tarihte Avrupa, psikolojik hastaları büyücü ve cadı olarak görüp işkence yapıp öldürürken, Osmanlılar hastaları kuş, su ve müzik sesleriyle tedavi etmişler, onlara şefkatli, güler yüzle yaklaşmışlar. Avrupa’nın ilk hastanesini Endülüs Emevileri kurmuş.

 1163’te Avrupa’da Papanın emriyle cerrahinin tıp ilimleri arasında okutulması yasaklanırken Endülüs’te Ebu’l-Kasım Zehravî pek çok cerrahi operasyon uygulamış.Osmanlı Devleti’nde kurumlar vakıflar aracılığıyla kurulmuş.Bu sıhhî kuruluşların isimleri maristan, dârüşşifâ, bimârhane, darüssıhha,darülâfiye, darüttıb,şifahane idi.

Tarih boyunca insanların, ruhun niteliğini öğrenme uğraşları, psikolojik hastalıklara tesiri sebebiyle araştırılmaya değer görülen bir konu olmuş. 

01 Mart 2021
Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Yaşlılıkta kabızlık ve diyet (3)

13 Nis 2021

Yaşlılıkta kabızlık ve diyet (2)

12 Nis 2021

Yaşlılıkta kabızlık ve diyet (1)

09 Nis 2021

Bebekler İçin Anne Sütünün Önemi (6)

02 Nis 2021

Bebekler İçin Anne Sütünün Önemi (5)

01 Nis 2021

Bebekler İçin Anne Sütünün Önemi (4)

31 Mar 2021

Bebekler İçin Anne Sütünün Önemi(3)

30 Mar 2021

Bebekler İçin Anne Sütünün Önemi (2)

29 Mar 2021

Bebekler İçin Anne Sütünün Önemi 

27 Mar 2021

Fonksiyonel bir yağ olarak Hindistan Cevizi yağı

18 Mar 2021