ELMAS YENİ

Şekilcilik ve ön yargılarımıza dair….

Ön yargı kelime anlamı olarak; bir şey, bir kimseye ya da bir duruma karşı, görmeye dayalı, önceden edinilmiş olumlu ya da olumsuz kanılardır. Bir nevi koşullanmış duygusal tutumlarımızdır da denilebilir. Şekilcilik ise; herhangi bir şeyin niteliği ya da gerçek değeri üzerinde durulmaksızın, bunların içinde bulundukları ya da yansıttıkları şekli, gösterimi esas alan görüş ve bakış açılarıdır.  Tanımını yer verdiğimiz bu iki kavram da; toplumsal ilişkilerimizi, karşılıklı iletişim ve etkileşimlerimizi, bu sosyal ilişkilerdeki iletişim kanallarımızı, tavrımızı etkilemektedir. Karşılaştığımız olaylarda ve durumlarda, gerek olayların gerekse olguların özüne bakmayı çoğu zaman unutuyor, meselelerin dışa vuran hezeyanları ile ilgileniyoruz. Kötü yahut olumsuz gibi dış dünyaya yansımış olup iç katmanında olumlu nitelikler barındıran ya da iyi denilebilecek sirayetleri olabilecek durumları gözden kaçırmamız olasıdır tabi tam karşılığı olarak, olumlu/iyi görünüp özünde olumsuz denilebilecek durumlarda da bu şekilde olabilmektedir. Ön yargı ve şekilcilik dediğimiz husus hayatın her alanında karşımıza çıkabilecek, hayatımıza, davranışlarımıza, en basit hali ile bir ortamda ağzımızdan çıkıverecek birkaç kelimeye bile etki edecek kavramlardır.

İnsan yaratılış itibari ile hayatta var olmuş konumu ile de basit bir canlı olmayı gayet çetrefilli, çok boyutlu bir canlıdır. Hayat ve insan daima dinamizmi olan, gelişen farklılaşan, kimi zaman ilerleyen bazen aksine gerileyen, ama hareketliliği sürekli şeylerdir. Önyargı, şekilcilik, tarafsal yaklaşım gibi konular ise; insana özü itibari ile de zarar verecek dar kalıplardır. Bir durumu ya da olayı sadece, göze görünen boyutu ile değerlendirmek, bir kanıyı, ideayı sadece belirli şekiller üzerinde somutlaştırmaya çalışmak ya da sadece fikir beyan etmek, ölçüp tartmadan sadece önceden edinilmiş tartışılmamış önyargıları dile getirmek, insanın kendi zekasını küçümsemesidir bir nevi. Konunun bu denli derin olması, sonuçları itibari ile de somut örnekleri ile izahı gerekeceğinden şimdilik naçizane konuya atıf yapmış bulunuyoruz. Yine aynı köşeden, devamı gelecek…..

23 Haziran 2021
Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Talihsiz bir toplumsal yanılgı: Yoksa sadece para kazanmak için mi okuyoruz?

16 Tem 2021

Çocuklarımız ve istismar

01 Tem 2021

Şekilcilik ve ön yargılarımıza dair….

23 Haz 2021

Mesleki yozlaşma kavramının devamından...

18 Haz 2021

Mesleki yozlaşma üzerine devam yazısından…

11 Haz 2021

Günümüzün çarpıcı gerçeklerinden “mesleki yozlaşma“  (2)

07 Haz 2021

Günümüzün çarpıcı gerçeklerinden “mesleki yozlaşma" (1)

05 Haz 2021

Sokakların değil, bizim çocuklarımız...

27 May 2021

Kıyamet başımızda koparken, hala gelecekten kıyamet beklemek meselesi….

20 May 2021

Saygı ve nezaket dili....

07 May 2021