ALİ ERSÖNMEZ

Öğretmenlik Sınav Diploma Başarı ve Ünvana Sığmaz!

Eğitim planlaması, eğitim vizyonu ve eğitim anlayışı dinamik ve yenilenebilir bir canlılıkta olmak zorundadır. Eğitim insan yaşamını doğrudan ve dolaylı yönden etkileyebilmelidir; öğrencilerin hayallerine ve ufuklarına yanıt olabilmeli; insan yaşamını gelişmelere uyarlayabilmeli ve insan doğa ilişkisinde gerçek bir üreticiliği açığa çıkarabilmelidir.

Öğretmen tüm bu süreçlerin ustası, zeminin emekçisi ve eğitimin olmazsa olmaz dişlilerindendir. Onun için öğretmenlik mesleğine mekanik veya standart yaklaşılamaz; öğretmenlik birçok benzersiz duyguyu, çoklu emek biçimlerini, tahminin ötesindeki öngörü ve refleksleri açığa çıkarmak zorundadır.

Öğretmenlik dört duvar arasında veya tahtada çizgi, yazı ve rakamlarla sınırlandırılan bir iş asla olamaz. Hayatın gerçekleştiği her anda, her durumda ve yaşamsal tüm alanlarda öğretmenlik icra edilmelidir; öğretmenlik duygudaşlık, hislik, özveri, paylaşım ve yatay üretimdir.

Sadece sınav, başarı, belge ve diplomalarla eğitimde gelinen aşama yapay bir sonuçtur; bu hem öğrenci hem de öğretmen açısından da böyledir. Merdivende, kapıda, koridorda, bahçede, serviste, kantinde, sokakta, atölyede ve sinemada; göz göze, el ele, yürek yüreğe, sabır ve sonsuz hoşgörü değerlerini hayatla buluşturmaktır öğretmenlik-eğitim.

Dolayısıyla öğretmenlik mesleği geliştirilmeden ve öğretmenlik mesleği hak ettiği niteliğe kavuşturulmadan eğitimde gelişmeyi, yenilenmeyi, çağa ayak uydurmayı ve ‘yeni nesil dünyayı’ karşılamayı beklemek aldatıcı olacaktır. Eğitim ile öğretmenlik ilişkisi ağaç ile toprak, çiçek ile su gibi birbirinin muhtacı ikilidir.

Özgür, eşitlikçi, ileri görüşlü, birikimli, dönüştürücü ve evrensel zenginliği taşıyan öğretmen modeli ile eğitimin standartları gerçek pratiğine varabilir. Öğretmene yaklaşım eğitime yaklaşımdır, öğretmene yatırım eğitime dolayısıyla geleceğe yatırımdır.

Eğitim ve bilim emekçileri, onlarca yıldır öğretmenlik mesleğinin demokratik, sosyal, ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesini talep etmektedir; öğretmenlik mesleğinin hak ettiği değerinin sağlanması, itibarının yeniden kazandırılması için mücadele etmektedirler.

Tüm öğretmenler için, OECD’nin çalışma değerlerini ve tavsiye kararlarını benimseyen bir düzenleme ile eşit işe eşit ücret ve herkes için “güvenceli iş, güvenli gelecek” talebinin yasal düzenlemeye kavuşturulması istenmekte. Yıllardır talep edilen düzenleme ile kamu ve özel okul öğretmeni, sözleşmeli, ücretli, uzman diye öğretmenler arasında ayrışmanın da ortadan kaldırılması tüm öğretmenlerin beklentisidir.

Öğretmenlik Meslek Kanunu düzenlemesi gündeme geldiği ilk günden itibaren tartışılmaktadır. Sendikalar, eğitimciler, öğretmenler bu düzenleme ile ilgili sürekli tepki ve kaygılarını yansıtmasına rağmen siyasal iktidar düzenlemeyi yasallaştırdı.

Bu yasa ile öğretmenin temel talepleri görülmezlikten gelinmekte, farklı statüde çalıştırılan öğretmenler arasındaki ayrım uzman, başöğretmen ve normal öğretmen sınıflandırmaları ile daha da çoğaltılmakta.

Aynı işi yapan öğretmenler arasında birçok yönden ayrımcılık, hoşgörüsüzlük artacak; demokratik ve eşitlik değerleri, hakkaniyet ve liyakat yıkıma uğrayacak; veli öğretmen ilişkisine yeni olumsuz bakış açısı ile uyumsuzluk artacak ve özel okul öğretmenleri bu yasanın dışında tutularak yeni bir hak gaspına uğratılmaktalar.

İnsan yetiştiren, toplumun geleceğine katkı sunan, bireyleri yeni çağa uyarlayan; çocukları ve gençleri hayata hazırlayan ve sanatsal, kültürel, sosyal, sosyolojik ve ekolojik değerleri öğrenciyle yüz yüze açığa çıkaran öğretmenlik bir sınavla kategorize edilmektedir.

Piyasacı anlayış ile eğitimi tasarımlamak toplumun dünyadan soyutlanmasına hizmet edecektir. Eğitime ticari bir şirket, öğretmene şirket elemanı gibi yaklaşılamaz. Öğretmenlerin, sendikaların sesine kulak verilmeli; yeni yasallaşan Öğretmen Meslek Kanunu kaldırılmalı, kariyer basamaklarını belirleyecek sınav iptal edilmelidir.

ILO ve UNESCO’nun tavsiye kararları esas alınarak: Ekonomik, özlük, mesleki, sosyal ve demokratik hakları bir bütünlük içinde yasalaştıran yeni bir meslek kanunu yeniden düzenlenmeli ve hem kamu hem de özel sektör öğretmenlerinin taleplerinin ortaklaştığı bir düzenleme yapılmalıdır.

10 Ağustos 2022
Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Yaşamın Hiç Bir Manzarası Kapatılmamalı!

26 Eyl 2022

Okuyan Bilir Şiire Dönüşen Denizleri!

19 Eyl 2022

İnsan Eğitimle Gerçekleşir!

14 Eyl 2022

Felsefe Diyor Ki: İyi Şeyler Kendiliğinden Olmadı!

06 Eyl 2022

Hakikati Kim Yok Sayabildi ki!

31 Ağu 2022

Öğretmen Sınava Kurban Edilemez!

23 Ağu 2022

Ah Biz Kendimizi Köreltenler!

16 Ağu 2022

Öğretmenlik Sınav Diploma Başarı ve Ünvana Sığmaz!

10 Ağu 2022

Nefret ve Sevgi’nin Kıyısındaki Hayat!

04 Ağu 2022

YOKSULLUK İBRESİ

01 Ağu 2022