METİN ATAMER

Ne oldu Pashinyan

Asıl adı Nikol Vovayi Paşinyan, Ermenistan’ın İcevan kasabasında, 1 haziran 1975 tarihinde doğmuş. İcevan köyü Gürcistan ile Azerbeycan’ın müşterek sınırına yakın, küçük bir dağ köyüdür. Sevan gölüne akan Yervan nehrinin kenarına kurulmuş güzel bir kasabada doğmuş Nikol Paşinyan. Muhteşem bir doğaya sahip olan bu dere yatağı, eski Sovyetler Birliği’ne bağlı 3 ülkenin birleştiği bir noktada bulunan İcevan kasabası, Ermenistan’ın önemsediği bir geometrik noktadadır. Aslında Ermenistan sadece Erivan olarak algılansa da, diğer kasabalar da, ülke coğrafyasında stratejik noktadadırlar. Ermenistan denize kıyısı olmadığından, biraz ekonomik sıkıntılı problemlerle karşılaşırlar. 

Nikol, Ermenistan Devlet Üniversitesi’nde Gazetecilik okurken, siyasi faaliyetlerde bulunduğundan, okuldan uzaklaştırılır. Bir gazetede yazı yazmaya başlar. Bazı insanları karalama adına, iftira atarak yazı yazdığından, tutuklanır ve kısa süre mahkum edilir. 2008 senesinde Levon Ter-Petrosyan’ın katıldığı Cumhurbaşkanlığı seçiminde Nikol, Ter-Petrosyan’ı destekler. Seçimi kaybeden Ter-Petrosyan taraftarlarının Erivan’da çıkardığı kargaşa ve ayaklanmayı örgütlediği gerekçesiyle, Nikol Paşinyan tutuklanır. Bu mahkumiyeti iki sene sürer. 

2012 yılında yapılan seçimlere Toplumsal Sözleşme Partisi lideri olarak katılır ve vekil olarak seçilir. 

2018 senesinde Sarkisyan hükümetini istifaya çağıran Pashinyan, siyasi krizi körükleyen isim oldu. Ermenistan’ın devlet politikaları başında, Dağlık Karabağ ve Nahcivan’ın Ermenistan’a bağlanması için yapılan planlar ve ekonomik darboğazın aşılması için çalışmaların yapılması gelmekteydi. 2018 senesinde Pashinyan Başbakan seçildiğinde, henüz 40 yaşında deneyimsiz bir siyasetçi resmi vermekteydi. Ülke ideallerinde Dağlık Karabağ gibi devamlı kullanılan siyasi bir jokeri, ileri hamleleri düşünmeden kullanması, düzenli Azerbaycan ordusuna karşı kesin yenilgi elde etmesi sonrasında, ülke içinde itibarını kaybettiğini izledik. 

Ermenistan büyük kayıplarla Dağlık Karabağ harekatından geri çekilmeden evvel, Hem Rusya dan hem de Fransa dan destek istedi ve bekledi. Ancak bu destek, ne Fransa’dan geldi, ne de Rusya’dan bir kapı açılmadı. Türkiye ile çok ileri tarihsel bir bağı olan Azerbaycan’ın karşısında, Ermenistan’ın arkasında durmak, Rusya’nın işine gelmedi. Ne de olsa Rusya Akdeniz’de Akkuyu Nükleer Santral adı altında bir deniz üssüne sahip olma hayalleri üzerinde çok ciddi mesai sarf ettiklerini unutmadılar. Azerbaycan karşısında güvendiği iki devlet tarafından sibbek gibi yolda bırakılması sonrası, halk tarafından Pashinyan günah keçisi olarak  gösterildi. 

Belki adı geçen her iki devlet sözle Nikol’e ‘Sen yürü biz senin arkandayız, Pashinyan‘ demiş olabilirler. Hani tıpkı bize de Amerika’nın ittirmesi ile Türkiye’nin ‘Arap Baharı’ sevdası adına, Arap ülkelerini turlayıp, sonra arkamızda bir ülke görmediğimiz gibi. 

Ülke yönetiminde her adım doğru atılmalı. Uluslararası ilişkiler satranç oyununa benzer, mutlaka birçok hamleyi evvelden düşünüp, tedbir alınması gerekir. Yoksa ‘pardon üçüncü hamleyi göremedim’ deme şansınız olmaz. Ülke idaresinde her konu üzerinde çalışma saat gibi olursa, o ülkeyi idare etmek zor olmasa gerek. Ülke geliri fert başına adil dağılıyorsa, ülke insanları çalışmak için iş bulabiliyorsa, yatırımlar doğru yerlere yapılmışsa, ülke ekonomisi verimli yönetiliyorsa, ülke varlıkları yabancılara pazarlanmıyorsa, ülke yönetimi  komşuları ile iyi geçiniyorsa, ülkenin karşılaşacağı önemli meselelerde, çözüm üretmenin daha kolay olduğuna inanmaktayım. Hele kriz oluştuğunda ülke yönetimi, nasıl davranılacağını bilir, daha sakin analitik çözümler üretirler. Sağlıkla ilgili bir pandemi süreci başlamasında, halka 3 maskeyi nasıl dağıtacağını bilir.  Halkın nasıl örgütlenmesi gerektiği üzerinde kesin kararları, şüphe yaratmadan ortaya koyarlar. 

Çok önemli kurumlardan biri de bir ülkenin sağlık konusunda önemli kilometre taşı olan aşı üretim müesseseleridir. Biri askeri, diğeri ise 27 Mayıs 1928 de kurulan Hıfzıssıhha Enstitüsü gibi çok kritik müesseseleri kapatırsanız, tıpkı 2 Kasım 2011’de 663 sayılı kararname ile nerdeyse bir asırlık kurumu kapatırsanız Paşinyan, aşı ve serum üretim tesisine muhtaç kalırsanız. Bir doz aşı için namerde el açar, ülkenin sağlık krizine çözüm bulmada çok güçlük çekersiniz, kara kara düşünüp 50 aşıyı 85 adama nasıl pay ederim diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

14 Aralık 2020
Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Yol suzluk

12 May 2021

Zigüleli

05 May 2021

Kuyruklu yalan

04 May 2021

İhtiyar adam

27 Nis 2021

Yüz yirmi sekiz

22 Nis 2021

Zürefa

16 Nis 2021

Sahte karlık

13 Nis 2021

Montreux

06 Nis 2021

İstanbul Sözleşmesi

26 Mar 2021

Ne Zararı Var

22 Mar 2021