HAKAN ENDER SERT

MİNİK SERÇE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

Bestekar Sezen Aksu’nun son şarkısı gündeme bomba gibi düştü şarkının ‘’Bindik Bir Alamete Gidiyoruz Kıyamete; Selam Söyleyin O Cahil Havva ile Adem’e’’ sözleri toplumun belli bir kesiminde büyük bir tepkiye yol açtı. Toplumun belli bir kesiminin yanı sıra devlet görevlileri de işin için girdi. Hatta birisi hududu aşıp: ‘’Dillerini koparmak bizim görevimizdir’’ dedi.

Öncelikle konuya ifade özgürlüğünden girmek gerekiyor. Hz. Adem ve Hz. Havva insanların dini inançlarında bir yere sahip olabilir, burada Sezen Aksu’nun Hz. Adem ve Hz. Havva’yı cahil olarak nitelendirmesi Sezen Aksu’nun ifade özgürlüğüdür. Burada açıkça bir aşağılama yoktur, insanların dini inançlarına karşı hakaretler ve yıpratmalar yoktur. Sadece bu kimselerin cahil olduklarını düşünmesi dini değerleri aşağılama konusuna girmez.

Yine Sezen Aksu’nun bu şarkısı eğer belli bir kesim tarafından beğenilmiyorsa, beğenmeyen kesimin de eleştiri hakkı vardır. Şarkıyı istedikleri gibi eleştirebilir, yanlış noktalarını söyleyebilirler; hatta Sezen Aksu o kadar cahildir ki bu şarkıyı yazmıştır da diyebilirler, ancak hududu aşıp küfür edemezler. Hiçbir hukuka aykırılık içermeyen düşüncesini dile getiren sanatçıya küfürler yağdırmak sanatçının kişilik haklarını açıkça ihlal etmektir ve büyük suçtur. Bakın bir maymun bile bu Sezen Aksu’dan daha akıllıdır diyebilirsiniz bu ifade ve düşünce özgürlüğünüzdür. Ancak küfürler ederek kişilik haklarını ihlal etmek suçtur.

Yine bu konu devlet görevlilerini de ilgilendirmeyen bir konudur. Devletin asli görevli vatandaşlarının iç ve dış güvenliğini korumaktır. Sanatçıların yaptıkları şarkılara dil uzatıp, bunların dillerini koparmak lazım demek devlet görevlilerin kullanmaması gereken bir ifadedir.

Devletin dini yoktur, devlet ve devlet görevlileri dini duygularla hareket edemez. Elbette devletin görevlilerinin dini inançları olabilir, kendi aile ve arkadaş ortamlarında bu şarkıya karşı her türlü eleştiriyi yapabilirler ancak devlet görevi sırasında devlet rozeti ile sanatçıların şarkılarına laf edip dillerini koparmak bizim görevimizdir demek görev ve yetkilerini aşmaktadır.

Vatandaşların dini inançlarını yaşamaları için devlet kilise, cami, havra yapacaktır bu görevidir, dini inançları aşağılayan, dini duyguları sömüren, insanların din ve vicdan hürriyetini sınırlamaya çalışan kişilere karşı belli yaptırımlar da uygulayacaktır bu da devletin-yargı kolunun görevidir. Ama yürütme organının bir suç nitelendirmesi yapması ve bunu tamamen İslam kuralları çerçevesinde yapması hukuka aykırıdır.

Yine din ve vicdan hürriyeti sadece biz Müslümanlar için yoktur. Bir Hristiyan için de vardır, Yahudi için de vardır, inançsız birisi için de vardır. Nasıl ki bir Müslüman rahatça Müslümanlık propagandası yapabiliyorsa, bir inançsız da özgürce İslam diye bir dinin olmadığını belirtebilir. Burada fikirler birbirleriyle mücadele eder. Devlet kurumları mücadele edemez.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Laik Bir Hukuk Devletidir.

24 Ocak 2022
Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
ENİNDE SONUNDA PİYASA KAZANIR (2)

13 May 2022

ÜMİT ÖZDAĞ ETKİSİ

12 May 2022

BİREYSEL SİLAHLANMA (2)

11 May 2022

HER YERDE TRAFİK IŞIĞI

10 May 2022

TÜRK MİLLETİ ZEKİDİR

09 May 2022

NEDEN KÖŞE YAZISI YAZIYORUM

05 May 2022

BABACAN TEK BAŞINA

30 Nis 2022

LÜZUMSUZ KURUM PTT

29 Nis 2022

BU BİR VATAN SAVUNMASI OLACAK

27 Nis 2022

ASGARİ ÜCRETE İKİNCİ ZAM ÇÖZÜM DEĞİL

26 Nis 2022