Ali Ersönmez

Köy Enstitüleri (2)

Bilimin, sanatın, kültürün, üretimin ve hayatın okulları

Köy Enstitüleri sistemi ile, yalnızca eğitim kitaplarında görülen, okula ve sınıflara taşınamayan eğitim ilke, yöntem ve anlayışı, doğanın içinde hayata geçirilmiştir.

Köy Enstitüleri, özgür düşünmeyi sağlayan, toplumsallığa dair davranış kazandıran, hayatın içinden düşündüren, gerçekçi düşünmenin, iş birliği ve dayanışmanın gücünü açığa çıkaran eğitim ortamları olmuşlardır. Bu eğitim kurumlarının etkili olması, gücü ve veriminin temelini aklın, gerçeğin ve bilimin özü ile kuşanmasından gelmiştir.

Eleştirmeyen, sorgulamayan, araştırmayan, bilgiye ulaşamayan, ezbere dayalı ve sınav merkezli eğitim sistemi yerine; gerçek anlamda öğrenci merkezli, öğrencilerin yaparak ve yaşayarak öğrenme sürecini ilke edinen bir eğitim-öğretim ortamının Köy Enstitüleri’nde vücut bulduğu söylenebilir.

Köy Enstitüleri’nin, Türkiye’nin çağdaş, laik ve bilimsel değerlerle buluşması ve aydınlanma sürecine ciddi anlamda katkıları olduğu görüşü, eğitim bilimcileri, pedagoglar, eğitimciler tarafından kabul görmektedir.

 “Kamusal, laik, eşit, parasız, nitelikli, bilimsel, demokratik, anadilinde eğitim hakkına” dair talepler büyürken; günümüze, geleceğin ihtiyaçlarına göre uyarlanmış Köy Enstitüleri,  eğitim de bir model olabilir. Çok kültürlü, çok kimlikli, çok dilli Türkiye gerçeğini de esas alan Köy Enstitüleri örneğinden faydalanmak ve geliştirmek eğitimin can damarlarını açabilir.

Köy Enstitüleri ile ilgili, eğitimci yazar Kemal YALÇIN (artıgerçek.com) “Yoksul köy çocuklarının okulu: Köy Enstitüleri” adlı yazısında önemli verileri bizlere sunmaktadır:

Bu yazıya göre; ”Köy Enstitüleri, UNESCO tarafından fakir ülkelerin gelişmesine örnek eğitim modeli olarak önerilmişti. 1940-1946 arasında Köy Enstitüleri’nde 15.000 dönüm tarla tarıma elverişli hale getirilmiş ve üretim yapılmıştı. Aynı dönemde 750.000 yeni fidan dikilmişti. Oluşturulan bağların miktarı ise 1.200 dönümdü. Ayrıca 150 büyük inşaat, 60 işlik, 210 öğretmen evi, 20 uygulama okulu, 36 ambar ve depo, 48 ahır ve samanlık, 12 elektrik santralı, 16 su deposu, 12 tarım deposu, 3 balıkhane, 100 km. yol yapılmıştı. Sulama kanalları oluşturularak enstitü öğrencilerinin uygulamalı eğitim gördüğü çiftliklere sulama suyu öğrenciler tarafından getirilmişti.”

Yazıda, 1940’lı yıllarda yoksul köy çocuklarının parasız yatılı olarak okuyabilecekleri tek okuldu. Kapatıldığı 1954 yılına kadar Köy Enstitüleri’nde 1.308 kadın ve 15.943 erkek toplam 17.251 köy öğretmeni yetiştiği verilerine rastlamaktayız.

Aslında bu okullarda yetişenlerin, bilgi, birikim, sanatsal, kültürel etkilerinin geleceğimize kattıkları;  aydınlık, demokrasi, eşitlik ve özgürlük tohumlarıdır, diyebiliriz.

Köy Enstitüsü mezunu: Mahmut Makal, Fakir Baykurt, Mehmet Başaran, Talip Apaydın, Ümit Kaftancıoğlu, Pakize Türkoğlu, Yusuf Ziya Bahadanlı... gibi bir çok yazar, bu eğitim sürecinin ürünüdür.

Köy Enstitüleri'nden çok sayıda yazar, bilim ve kültür insanı, sendikacı, sanatçı, araştırmacı, doktor, ziraatçı, politikacı ve kaliteli idealist öğretmen yetişti.

Köy Enstitüleri'nden rahatsız olanlar, kişisel çıkarlarını toplum çıkarlarının önünde görenler, dönemin eğitimini kendine risk görenler, Köy Enstitüsü öğrencilerine ve öğretmenlerine iftiralara başlamışlar, karalama kampanyaları yapmışlar ve siyasi iktidara baskılar yapmışlardır.

Dönemin Eskişehirli toprak ağası Emin Sazak, TBMM’de yaptığı konuşmada, “Benim bindiğim eşek benden akıllı olmamalıdır! Köy Enstitüleri yoksul köy çocuklarının gözünü açıyor. Kapatılmalıdır!” demişti. Bu durum bize birçok şeyi açıklayacak güçtedir.

Köy Enstitüleri projesi geliştirilerek, güncellenerek, onarılarak günümüze kadar tam olarak uygulanabilseydi, bugünün Türkiyesi başka bambaşka olabilirdi: Demokratik kültür, hukuki değerler, hoşgörü, sevgi, saygı, insani değerler, iş birliği, dayanışma, eşitlik değerleri, adalet esasları, bilimsellik ve üretime dair toplumsal hazinemiz çok daha güçlenebilirdi.

”Eğitim Gelecektir,” geleceğin toplumunu; Köy Enstitüleri’nin kalan mirası ile belirlemenin yolunda olmaya devam etmeliyiz.

Yararlanılan Kaynaklar:

1.Wikipedia.org

2.İnönü Vakfı(ismetinonu.org.tr)

4.Eğitim Sen Yayınları

5.Kemal YALÇIN (artıgerçek.com)

6.mebhabercim.com

21 Nisan 2021
Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Çocukların oyunlarına dahil olmak (2)

07 May 2021

Çocukların oyunlarına dâhil olmak (1)

28 Nis 2021

Köy Enstitüleri (2)

21 Nis 2021

Köy Enstitüleri (1)

20 Nis 2021

Aşıda eşitsizlik, yaşamda eşitsizliktir (1)

14 Nis 2021

Aşıda eşitsizlik yaşamda eşitsizliktir (2)

14 Nis 2021

Dahi çocuklara yönelik 45 yıllık araştırmadan çıkan sonuçlar (2)

09 Nis 2021

Dahi çocuklara yönelik 45 yıllık araştırmadan çıkan sonuçlar (1)

08 Nis 2021

Dünya mutluluk oranları sıralamasının düşündürdükleri -2

05 Nis 2021

Dünya mutluluk oranları sıralamasının düşündürdükleri -1

30 Mar 2021