AYFER TUZCU ÜNSAL

Fıstık bahçesinde güzel bir gün geçirmek kısmet oldu

Antep fıstığı hasadını yerinde görmek bana ancak bu sene Eylül ayında kısmet oldu. Sağ olsun Türkyurdu Muhtarı Hüseyin Aksoy beni davet etti, fıstık nasıl toplanır ve depolanır gördüm, yaşadım.

Gözlediğim kadarıyla Gaziantep’in yerli halkının ya bir bağı, ya zeytinliği, ya da fıstıklığı olurdu. Ancak, bizim yoktu. Babam gazeteci olduğu için, yapabileceği tek mesleğin gazetecilik olduğunu düşünür, çiftlikle hiç ilgilenmezdi. Babam tarafından geçmese bile annemin ailesinin İbrahimşehir (Annem, İrbaamşehir derdi) köyünde tarım arazileri olduğunu ve çocukken hasat döneminde oraya gidip, ortakları tarafından pek hürmetli şekilde ağırlandıklarını biliyorum. Annem, çoğu Antepli gibi çocukken ve hatta gençken fıstık toplama keyfini yaşamıştı. Sonuç olarak bu seneye kadar benim fıstık toplamak gibi keyfim hiç olmamıştı.

Aynı zamanda fıstık üreticisi olan Hüseyin Aksoy çok özel birisi. Arazisinde hem Antep, hem Siirt fıstık ağaçları var. Biz gittiğimizde köy etrafından tuttuğu işçiler fıstık topluyordu. Siirt fıstıkları henüz toplanacak kadar olgunlaşmamıştı. Antep fıstığı eski deyimle kemale erince kendiliğinden yere düşer, ağaç altı denilen fıstığı oluştururmuş. Ağaç altı, kabuklu kuru fıstık olarak tüketilir, hemen hepsi çıtlaktır ve çok lezzetlidir. Hüseyin Bey’den aldığım bilgiye göre, toplanırken ağaç dalından toplanan ayrı, yerden toplanan ayrı depolanırmış.

2

Türkyurdu Köyü Muhtarı Aksoy için özel birisi dedim. Zira yetiştirdiği fıstıklara, fıstık bahçesine yaptığı bakıma hayran oldum. Hüseyin Bey, arazisine 5 kilometreden su getirmiş, fıstıklarını gerektiğince suluyor. Ağaçların sulandığı borular toprak seviyesinden 60 santim kadar aşağıda. Toprağın üzerinde herhangi bir sulama borusu, hortum görmüyorsunuz. Bahçelerin çeşitli yerlerinde vanalar var, onları açarak ve saat tutarak ağaçları suluyor. Su, bahçenin toprağına ve ağaçlarına öyle hayat vermişki, bakınca etrafa sağlık saçtığını görüyorsunuz. Bakır rengi toprak, yapraklarından sağlık fışkıran fıstık ağaçları görülmeye değer bir manzara oluşturuyor. Yeraltı damlama sistemi denilen usulü, meyve ağaçlarının yanısıra zeytin ağaçları için de kullanıllıyor. Aksoy, sistemin bölgede 10-15 yıldan beri var olduğunu söyledi. Sistem, çok az suyu verimli kullandığı için çiftçiler tarafından makbul tutuluyor. Hüseyin Bey arazisini Ocak ayından Temmuz ayına kadar senede dört kere suluyor. Bunu duyunca hayretle sordum: “Kış aylarında yeterli yağmur düşmüyor mu?” Aksoy, “Yağmur, yeterli olmuyor, kış ayları kurak geçiyor, sulamak zorunda kalıyoruz” dedi.

Tahmin edileceği gibi fıstığı ile ünlü Barak ovasında herkes bahçesini sulamıyor, hatta sulayandan sulamayan daha fazla. Fıstık ve zeytin için de çocukluğumdan beri duyduğum, “var senesi, yok senesi” gibi bir deyim vardır. Yani bazı seneler fıstık veya zeytin alamazsınız. Bu sene fıstık için yok senesiymiş, ama ona rağmen Hüseyin Bey yeraltı damlama sistemi sayesinde bahçesinden yüzde 50-60 civarında ürün aldığını belirtti. 

3
Hüseyin Aksoy ile Siirt fıstığı bahçesinde. Hemen arkamda bahçeyi
sulamak için kullanılan vanaların yuvasını yer alıyor.

 

1

IMG_8931

20 Eylül 2021
Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Babamı yazmak istedim bugün...

25 Eki 2021

Hoş bir sonbahar günü

18 Eki 2021

Acı kahvenin küçük hikayesi

11 Eki 2021

Fıstık 3 (Ben fıstık, fıstık sakızı ve çedene)

04 Eki 2021

Menengiç sürgünleri ile yapılan yemekler

27 Eyl 2021

Fıstık bahçesinde güzel bir gün geçirmek kısmet oldu

20 Eyl 2021

Güle güle, huzur içinde gidiniz Engin Özgen

13 Eyl 2021

Tomarza 7 (Farklı yaştaki ineklere verilen isimler)

06 Eyl 2021

Kuyumcu Dükkanı: Belen Pazarı...

30 Ağu 2021

19. Yüzyılda Orta Anadolu’da hayvancılık

23 Ağu 2021