ELMAS YENİ

Çocuklar, ebeveynlerinin planı projesi midir?

Bu hafta çocuk yetiştirme ve çocuğun gelişimi sırasında kimi hatta buna çoğu da diyebiliriz, evet çoğu ebeveynimizin bilinçli ya da bilinçsiz olarak yapmış olduğu hatalı bir tutumdan bahsetmeye çalışacağız. Bildiğimiz üzere globalleşen dünyada her dakika bir şeyler değişmekte, ivme kaydetmekte, arzlar ve talepler boyut değiştirmekte, buna bağlı olarak insan davranış ve yaşayışı da şekillenmektedir.

Zamanın belli periyotlarında yaşayan kuşak ile ondan bir sonraki jenerasyon arasında devrim niteliğinde değişiklikler mevcut olmaktadır. Bizler ebeveynlerimize benzemiyorum, bizim ebeveynlerimiz de elbette kendi anne babasına benzememektedir. Fakat uzun yıllardır şu hatalı yaklaşım değişmemektedir: anne babalar çocuğunu mükemmeliyetçi bir bakış açısı ile yetiştirmeye çalışıp çocuğu bir proje plan gibi görmektedir.

Çoğu zaman başarı sorumluluğu yüklediğimiz çocukların, hayattan ne istediği, beklentisini sorgulamadan ya da çocuk neyi ne kadar yapabilecek kabiliyette düşünmeden sadece başarılı olmasını güdüyoruz. Bu da el alem ne diyecek dediğimiz mahalle baskısının etkisi oldukça önemli tabi. Dahası ebeveynler geçmişte kendi ulaşamadıkları üstün başarı seviyesini, çocuklarından gerçekleştirmesini bekleyip büyük bir hayal kırıklığına uğraşmaktadır. Daha kendi kimliğini benimseyecek yaşa eremeyen çocuk, eğer başaramazsam annem babama el alem ne der baskısı ile hayata karşı korkak adımlar atmaktadır. Çocuk belki de kurabileceği hayallerden daha en basında vazgeçmektir.

Şunu demeliyiz: Ben ebeveyn olarak geçmişte başaramadım yapamadım, çocuğuma başarılı olması için elimden gelen desteği veririm, ama çocuğumun da başaramama hakkı var. İstediği yerde istediği şekilde yaşamak ve beklentisinin hududunu belirlemek onun hakkıdır, çocuk bir proje değil bir bireydir. Maalesef toplum olarak çocuğa bir öz saygı duymuyoruz, çocuktur ne anlar çocuktur ne bilir deyip ama o çocuktan boyundan büyük başarılar bekliyoruz.

Bireyin tüm hayatını şekillendiren en önemli zamanı, çocukluğudur. Bir çocuğu kötü ya da iyi, başarılı ya da başarısız, girişken ya da pasif yapmak, bizlerin elindedir. Nasıl ki hatasını demek bir zaruriyetse, çocuğun başarısını takdir etmek de gerekir. Hatasını örtbas ederek, hata yapmasını kolaylaştırmak doğru olmadığı gibi, seçenek sunmadan çocuğa büyük sorumluluklar yükleyerek, hata yapma hakkını elinden almak da son derece yanlıştır. Çocuklarımıza destek olalım, destek olduğumuzu düşünürken köstek olduğumuzun farkına varalım.

01 Eylül 2021
Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Çocuklar, ebeveynlerinin planı projesi midir?

01 Eyl 2021

Yarına bir nebze umut...

03 Ağu 2021

Talihsiz bir toplumsal yanılgı: Yoksa sadece para kazanmak için mi okuyoruz?

16 Tem 2021

Çocuklarımız ve istismar

01 Tem 2021

Şekilcilik ve ön yargılarımıza dair….

23 Haz 2021

Mesleki yozlaşma kavramının devamından...

18 Haz 2021

Mesleki yozlaşma üzerine devam yazısından…

11 Haz 2021

Günümüzün çarpıcı gerçeklerinden “mesleki yozlaşma“  (2)

07 Haz 2021

Günümüzün çarpıcı gerçeklerinden “mesleki yozlaşma" (1)

05 Haz 2021

Sokakların değil, bizim çocuklarımız...

27 May 2021