HAKAN ENDER SERT

Ankara’da sopalanacak çok adam var

Sopadan kasıt yanlış anlaşılmasın: Soyuttur.

Bir tanesi çıkıp diyor ki bütün yurtlar kamulaştırılsın içine öğrenciler sokulsun. Diğeri çıktı dedi ki bütün hastaneler ve okullar kamulaştırılsın bol bol da öğretmen atansın eğitim verilsin. Bir diğeri çıktı elektrik ve doğalgaz hizmetlerini devlet vermeli o şirketler de kamulaştırılmalı.

1-Bütün yurtların kamulaştırılması çözüm değildir. Bir kere kamulaştırma bedellerini ödemen gerekecektir. Bu bedeller ne ile ödenecektir? Öpücükle mi? Vatandaşa ek vergi külfeti getirmek midir çözümünüz? Paranın değerini arttırın, istihdam sağlanacak ortamı yaratın, emek değerli hale gelsin, yetişmiş elamanı rakibe kaptırmak istemeyen firma uygun iyi maaş versin, eleman çalışan güçlü parası ile uygun rekabet ortamında kalitesi artan ve kendisini kapmak için fiyatı en uygun yapan yurtlardan birisin çocuğunu yerleştirsin.

Adamın arabasından, benzininden, aldığı maaştan vergi keserek yurt yapmanıza veyahut yurtlara el koymanıza gerek yok. Ücretsiz gibi görülen her devlet işi paralıdır. Benim vergilerimle oluyor çünkü. Direkt böyle yaparsanız hem vatandaş kaybeder hem yatırımcı. Ama vatandaşın parası cebinde kalır ve uygun rekabet ortamı varsa; hem mimari gelişir, hem yurtlarda verilen hizmetin kalitesi artar ve vatandaş kaliteli ve ucuz hizmet alır hem yatırımcı para kazanır gider parasını başka yerde harcar o harcadığı yerdeki hizmeti veren adam kazanır…

Ama direkt yurt yaparsan modern köleliktir. Benim yurdum bu beğenirsen kalırsan beğenmezsen gidersin dersin parasını da millet ödemiş olur. Millete kalmak istemediği veyahut kalmadığı veyahut kalmayacağı yurtların bakım, onarım, her türlü gider masrafını ödetemezsiniz. Tüm vatandaşlardan yurt için vergi almak mı? Vatandaşların parasının cebinde kalıp sadece yurt hizmeti almak isteyenlerin özgürce seçtikleri kaliteli hizmet veren yurtlarda kalmasını sağlamak mı? Daha ileri gidip, para vermeden el koyun diyen var; bu kafa hukuk devleti için Avrupa’da yaşama hayali kuran kişi ama söz konusu ülkem olunca en büyük hukuksuzluğu normalleştirmeye giriyor. Ne olursa olsun paralı olsa parasız da olsa mülkiyet hakkına müdahale eden her işlem sakattır. Bir tarafı mutlu ederken diğer tarafı üzmek adalet değildir.

2-Yıllardır eğitimi devlet veriyor; 98 yıldır devletin verdiği eğitimde nereye varabilmişiz? Öyle üç maymunu oynayıp eğitimde tüm kalitesizliğin yükünü AK Parti’ye atmayın, öncesinde seksen yılda ne oldu da bundan sonra devletin elinde ne olsun. Bol Kamulaştırma bedeli ödeyip, bol maaşlı öğretmen atamasının faydası kime? Maaşımı alır giderim kötü eğitim verirsem atılmam memur kafası ile yaşayan öğretmenleri elinin altında öğrenciler heder olsun. Vatandaştan al parayı modern kölelik yarat. Ben senin sağlığına bakıyorum zorla SGK primi al o kötü hastanelerde vatandaşı sıra kuyruklarında beklet mağdur et! Üstüne bol bol yeni doktor, hemşire, memur… Bunların maaşları ölünce dul eşlerinin maaşları bunları yemekleri içecekleri hepsini yine milletin sırtına yükle.

3- Elektrik hizmetinde kalite ve ucuzluk arıyorsanız tekelleşmenin önüne geçip rekabeti arttırın. Hukuka güven sağlayarak yatırım gelmesini sağlayın, elektrik dağıtımını birden fazla firma belirlenen kanuni usullere uyarak uygun rekabet içinde yapsın. O zaman hem kalite artar hem ucuzluk sağlanır. Çünkü o zaman tek patron tüketici olacaktır. Tüketiciyi rakip firmaya kaybetmek istemeyen sağlayıcı zırt pırt kesintiler yaşanmasın diye onarımları daha sağlam ve iyi yapacaktır. Fiyatı da olabildiğince ucuz yapacaktır.

20 Ekim 2021
Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Pırıl pırıl kafalar

03 Ara 2021

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ÖNEMİ

01 Ara 2021

Kutsal meslek: Öğretmenlik

27 Kas 2021

Tüketici hakkını arasın

23 Kas 2021

Asli kurucu iktidar/Tali kurucu iktidar

22 Kas 2021

Şehitkamil’e neden bakılmıyor?

20 Kas 2021

NAFAKA SORUNU

19 Kas 2021

Sayın savcım inin ordan

18 Kas 2021

Gaziantep trafik sorunu

16 Kas 2021

Bu Dünyadan Bir Mustafa Kemal Geçti

11 Kas 2021