Sürücü kurslarının sayısı fazla, eğitimde kalite düşüyor

Gaziantep Sürücü Kursları Dernek Başkanı Ömer Culhalar, kurlardaki eğiitmden, trafikteki

Haber Merkezi > Röportaj - 15 Nisan 2016
Gaziantep Sürücü Kursları Dernek Başkanı Ömer Culhalar, kurlardaki eğiitmden, trafikteki magandalara kadar pek çok konuda sorularımı yanıtladı.. Culhalar, “Trafik dersi, trafik adabı aileden başlayıp, ilkokulda devam eden bir eğitim olmalı. O anlamda Türkiye’de olan en büyük sorunlarımızdan biri de bu. Birbirimize saygılı olmalıyız ki trafiği yaşanır kılalım” dedi.

Gaziantep Sürücü Kursları Dernek Başkanı Ömer Culhalar, Gaziantep’te 116 tane sürücü kursu olduğunu söylerken, “Bunların sayısı nüfusa göre çok fazla. Daha açılmayı bekleyen 10’a yakın sürücü kursu var. Bu anlamda dertliyiz. Bunun önüne geçilmesi lazım. Biliyorsunuz bizim yaptığımız iş hayati önem taşıyan bir iş. Ne kadar kurs olursa o kadar eğitimin kalitesi düşüyor. Rekabet oluştuğu için bir fiyat indirimi oluyor. Fiyat düştüğü zaman da eğitimden çalmış olacak. Bu da çok tehlikeli bir rekabet” dedi.
“Trafik adabı, trafikte hoşgörü çok az”
“Trafik adabı, trafikte hoşgörü çok az” diyen Culhalar, “Son çıkan uygulama yönetmenliğinde trafik adabı dersi konuldu. Bu derste adaylara dersler verilmeye başlandı. İnsanlar kulaktan dolma olan kuralları uyguluyorlar. Aracın arkasına konan sopalar, insanlarımız en ufak bir olayda o sopalara başvuruyor. Trafik kültürü 20-25 yaşında olan bir adaya nasıl verilecek orası da tartışılır. Ama bir kişiye de öğretilirse bu bizim için kardır. Trafik dersi, trafik adabı aileden başlayıp, ilkokulda devam eden bir eğitim olmalı. O anlamda Türkiye’de olan en büyük sorunlarımızdan biri de bu. Birbirimize saygılı olmalıyız ki trafiği yaşanır kılalım” diye konuştu.
Tramvay, trafik tıkanıklığına neden oluyor
Gaziantep şu an metropol bir şehir oldu. Trafiğe bakıldığı zamanlar son dönemlerde sıkıntı var. Özellikle tramvay hattının olduğu yerlerde trafik sıkışması çok oluyor. Tramvayın olduğu yerlerde iş çıkış saatinde, sabahları ve öğlen saatlerinde çok ciddi sıkışmalar meydana geliyor. Bu anlamda resmi kurumlardan buna bir çözüm bulunmasını istiyoruz. Özellikle 25 Aralık Devlet Hastanesi kavşağındaki tramvay hattının olduğu yerde. Tramvaylarda kırmızı ışık olayı yok. Biz tramvayların da kırmızı ışıkta durması gerektiğini düşünüyoruz . Bu şekilde olursa trafiğin aksamasını bir nevi durdurabiliriz. Kavşak çalışmaları sayesinde trafik biraz rahatlasa da tramvay geçişleri noktasında ciddi sıkıntılarımız var.
Culhalar’ın Sabah’ın sorularına verdiği yanıtlar şöyle:
SABAH- Sürücü kurslarının şu anki fonksiyonları nedir? Ehliyet alacak kişinin mutlaka sizden geçer not alması gerekiyor mu?

Ömer Çulhalar- Ehliyet alacak kişiler öncelikle bir sürücü kursuna yazılmak zorunda. Sürücü kursunda önce bir yazılı sınavı var. Yazılı sınavdan kişinin en az 70 puan alması gerekiyor. Bu sınavı geçenler direksiyon sınavına geçmeye hak kazanıyor. Yazılı sınavlarda daha öncesinde 120 soru vardı, şimdi bu 50 soruya düştü. Daha önce ilk yardım, trafik ve motor derslerinden her birinden ayrı ayrı 70 puan almaları gerekiyordu. Bunlardan herhangi birinden kalırlarsa eğer tekrar o kaldıkları dersi geçmek için sınava giriyorlardır. En son çıkan yönetmelikte bu 50 soru halinde ve bütün olarak hazırlandı. Sınavı geçmek için bu sorulardan 35’ini doğru cevaplamak kişi için yeterli oluyor. Daha önceki sınavlarda adaylara otomobil tamircilerinin bilmesi gereken sorular soruluyordu. Şu anda aracın daha çok teknik bilgileri soruluyor. Bir kadın sürücünün ya da bir acemi adayın bilmesi gereken şey göstergelerin, işaretlerin manalarını, yağ nereden konulur, yani teknik bilgilere ağırlık veriliyor. Daha önce yazılı sınavı geçmek zordu. Şimdilerde ise ağırlık direksiyona veriliyor.

SABAH- İşin yalnızca eğitim sürecinde misiniz, yoksa ehliyet verilirken de bir etkiniz ve rolünüz söz konusu mu?
Ömer Culhalar- Sürücü kursu sadece eğitim kısmı ile ilgileniyor. Aday önce yazılı sınavımızı geçip, daha sonra direksiyon sınavına girecek. Direksiyonu geçtikten sonra bizden dosyayı alıp ehliyetini alacak. Kişinin sadece emniyetten randevu alması konusunda yardımcı oluyoruz. Sonrasında trafikten aldığı ehliyetle hiçbir ilgimiz yok.

SABAH- Yeni uygulamalarla ehliyet almak zorlaştı mı?
Ömer Culhalar- Halk arasında zorlaştı olarak geçiyor, ama bence zorlaşmadı. Esas olması gereken uygulamalar bunlar. Toplamda 3 sınav tek sınav haline getirildi. Adaylarımızın en çok zorlandığı konu direksiyon. Bizim de tasvif etmediğimiz, ama uzun süredir devam eden bir yanlış uygulama vardı. Aday 100 metre trafiğe kapalı bir alanda direksiyon başına geçip sınava tabi tutuluyordu. Kişi o an sınavı geçip ehliyetini aldığında cebinde bir belgesi oluyordu, ama o belge trafikte sadece cepte kalıyordu. Kişi trafikte aracı kullanmıyordu, tekrar bir eğitim daha almak zorunda kalıyordu. Bir yakını ona öğretiyordu. Bundan dolayı maalesef bir çok trafik canavarı trafiğe çıktı. Ama şimdi öyle değil. Avrupa uyum yasaları çerçevesinde bir uygulamaya başlandı. Daha önce bir aday 5 dakika araba kullanmıyordu ve aday trafiğe kapalı bir alanda sınava giriyordu. Ama şimdi akan trafikte 35 dakikalık bir sınav yapılıyor. Aday tramvay hattından, ışıklardan geçiyor. İki araç arası park olayı var ve park edemeyen aday sınavda bırakılıyor. Yokuşta aracı geriye kaçırmadan ilerletmesi gerekiyor. Bir adayın araç kullanırken karşılaşacağı her türlü şartlara yönelik bir uygulama yapıldı. Bu direksiyon sınavında daha önce puanlama sitemi vardı. Adayın yaptığı hatalar belirlenip, 70 puan altında kalıyorsa sınavda kalıyordu. Ama şimdi o da kalktı ve sadece aday başarılı veya başarısız olarak nitelendiriliyor. Aday tek bir hata da yaparsa sınavdan geçemiyor. Yeterli mi derseniz bence değil. Burada 20-25 yıldır süre gelen bir sınav sistemi vardı. Bu alışkanlıktan sonra hızlı geçişte adaylar zorlandı. Bunların hepsi bizim can güvenliğimiz için. Yetersiz şekilde eğitim alıp trafiğe çıkan kişi ileride hepimizin karşısına çıkabilir ve sonucu kötü olaylara neden olabilir. Aday ilk geldiğinde zorlanıyor, evet, ama ehliyetini aldıktan sonra trafiğe çıktığında iyi ki zorlaşmış diyorlar ve bu eğitimi aldıkları için teşekkürlerini iletiyorlar.

SABAH- Gaziantep’te kaç tane sürücü kursu var, bunların sayısı yeterli mi?
Ömer Culhalar- Toplamda 116 tane sürücü kursumuz var. Bunların sayısı nüfusa göre çok fazla. Daha açılmayı bekleyen 10’a yakın sürücü kursu var. Bu anlamda dertliyiz. Bunun önüne geçilmesi lazım. Biliyorsunuz bizim yaptığımız iş hayati önem taşıyan bir iş. Ne kadar kurs olursa o kadar eğitimin kalitesi düşüyor. Rekabet oluştuğu için bir fiyat indirimi oluyor. Fiyat düştüğü zaman da eğitimden çalmış olacak. Bu da çok tehlikeli bir rekabet. Ama bunun önüne 5 Aralık’ta çıkan yönetmeliğimiz geçebildi. Gaziantep geneli taban fiyat uygulamasına geçildi. Sürücü kursları o taban fiyatının üstünde verebilir. Bunun altında veren eğitim kursu olursa iş yerini kapatma işlemi uygulanıyor. Aday, sürücü kursuna yazılacağı zaman öncelikle kursu araştırmalı. Herkes işini iyi yapabilir, ama yönetmeliğe uygun olmayan kurslar da var. Kişi kursun ders saatlerine baksın sonrasında yazılsın. Fiyat altında çalışan kurslar yönetmeliğe uymayıp kişinin hakkı yeniyor. Bir adayın B sınıfında 16 saat direksiyon hakkı var. Bu hakkını mutlaka istesin. Adaylar 16 saatin altında direksiyon eğitimi veren kurslara yazılmasın. 16 saat adayın sürücü kursuna verdiği paraya dahildir, ancak aday direksiyon kursunda kalırsa veya yazılı sınavda kalırsa Valilikçe belirtilen ücretler var. O ücreti ödemekle yükümlüler.

SABAH- Ayda ortalama bu kurslara kaç talep oluyor?
Ömer Culhalar- Dönemsel olarak değişiyor, ama genelde 4 bin 5 bin arası oluyor. Bu aylarda düşüş oluştu tabi..

SABAH- Bir kişi ehliyet almak istiyorsa nasıl bir yol, prosedür izleyecek?
Ömer Culhalar- Bir sürücü adayı ehliyet almak istiyorsa önce sürücü kursuna yazılmalı, 18 yaşını doldurmuş olması, gittiği sürücü kursunu araştırması lazım. Güvendikleri ve bildikleri sürücü kursundan ehliyetlerini almalılar. Ehliyet alımı için istenilen belgeler var. Kişinin en az ilkokul mezunu olması lazım. Biyometrik resmi, kimlik ve diploma olmalı. Daha sonrasında kurs kişiyi yönlendirecek zaten.

SABAH- Sürücü kursları olarak yaşadığınız belli başlı sorunlar neler?
Ömer Culhalar- En çok direksiyon sınavında zorluk yaşanıyor. Çünkü alışılagelmiş bir sınav vardı. Ama şimdi sınavlar olması gerektiği gibi olunca adaylar da zor olduğunu ifade ediyor. Adaylar kalınca sıkıntı ve tepki gösteriyor. Adaylar kalınca sınav komisyonu ile ciddi tartışmalar oluyor. Bizim hocalarımızla münakaşa oluyor. Kişi direksiyon sınavını hayat meselesi olarak görüyor. Öyle olmaması gerekir, sonuçta sen yeterli isen geçersin, ama değilsen geçemezsin. Bunu abartarak, ölüm kalım meselesi haline getirmenin bir manası yok.

SABAH- Önceden ehliyet için de çok torpil dönen bir ülkeydik. Zamanında 20-30 liraya ehliyet alınırdı. İnsan yaşamının hiçe sayıldığı örneklerle dolu bu konudaki geçmişimiz. Artık böyle maskaralıklar söz konusu değil mi, yoksa yine de yolunu bulan buluyor mu?
Ömer Culhalar- Torpil olayları eskiye nazaran çok düşük. Özellikle direksiyon sınavlarında imkansız. Aday sürücü kursunu görmeden ehliyetini alıyordu. Yetersiz, bilinçsiz insanların çilesini çekiyoruz hala. Son birkaç yıldır ciddi anlamda bunların önlerine geçildi. Yazılı sınavlarında birinin yerine başkasını almak gibi. Maalesef bu olaylar hala oluyor. Dernek olarak da, Milli Eğitim de emniyet de bu konu üzerinde ciddi bir şekilde çalışma yapılıyor. Oran olarak yüzde 3 gibi bir oranda. Tespit edilen kişiler savcılığa gönderilip hakkında işlem yapılıyor.

SABAH- Türkiye genelinde trafikte insanlarımız pek nazik değiller. Ama, Antep’te sanki bu biraz daha bariz görülüyor. Caddeler maganda dolu, adam altında lüks otomobile binince küçük dünyaları ben yarattım havasına girip şımarıyor, küstahlaşıyor. Ve son derece saygısızlaşıyor. Sizin bu tür insanlara söyleyecek bir çift sözünüz var mıdır?

Ömer Culhalar- Bu sadece Gaziantep’e mahsus olan bir şey değil. Türkiye genelinde olan bir durum bu. Trafik adabı, trafikte hoşgörü çok az. Son çıkan uygulama yönetmenliğinde trafik adabı dersi konuldu. Bu derste adaylara dersler verilmeye başlandı. İnsanlar kulaktan dolma olan kuralları uyguluyorlar. Aracın arkasına konan sopalar, insanlarımız en ufak bir olayda o sopalara başvuruyor. Trafik kültürü 20-25 yaşında olan bir adaya nasıl verilecek orası da tartışılır. Ama bir kişiye de öğretilirse bu bizim için kardır. Trafik dersi, trafik adabı aileden başlayıp, ilkokulda devam eden bir eğitim olmalı. O anlamda Türkiye’de olan en büyük sorunlarımızdan biri de bu. Birbirimize saygılı olmalıyız ki trafiği yaşanır kılalım.

SABAH- Gaziantep trafiğini, sürücüler açısından nasıl değerlendirirsiniz?
Ömer Culhalar- Gaziantep şu an metropol bir şehir oldu. Trafiğe bakıldığı zamanlar son dönemlerde sıkıntı var. Özellikle tramvay hattının olduğu yerlerde trafik sıkışması çok oluyor. Tramvayın olduğu yerlerde iş çıkış saatinde, sabahları ve öğlen saatlerinde çok ciddi sıkışmalar meydana geliyor. Bu anlamda resmi kurumlardan buna bir çözüm bulunmasını istiyoruz. Özellikle 25 Aralık Devlet Hastanesi kavşağındaki tramvay hattının olduğu yerde. Tramvaylarda kırmızı ışık olayı yok. Biz tramvayların da kırmızı ışıkta durması gerektiğini düşünüyoruz . Bu şekilde olursa trafiğin aksamasını bir nevi durdurabiliriz. Kavşak çalışmaları sayesinde trafik biraz rahatlasa da tramvay geçişleri noktasında ciddi sıkıntılarımız var.

SABAH- Bir de yine Gaziantep'e özgü garip bir alışkanlık var. Sürücülerin çoğu gidip ışığın altına giriyor ve doğal olarak ışığın yeşile döndüğünü göremiyor. Böyle olunca da her yeşil ışıkta arkadan bir klakson fırtınası kopuyor. Bu arada 10 araba geçecekse 7 araç geçiyor. İnsanları bu konuda eğitmek mümkün olamaz mı?
Ömer Culhalar- Burada her şey insanlardan bitiyor. Trafik kurallarına herkes uyarsa, yeşil ışıkta geçişlerin daha fazla olmasını sağlayacaklar. Herkesin trafik kurallarına dört dörtlük uyması gerekiyor ki bu tarz problemleri yaşamayalım.

SABAH- Genç ve yeni sürücü adaylarına önerileriniz olacak mı?
Ömer Culhalar- Az önce de söylediğim gibi trafik kurallarına uysunlar. Özellikle hız limitlerine dikkat etsinler. Kurallara uyarlarsa hem kendi hayatlarını, hem de karşıdaki insanın hayatını tehlikeye atmamış olur. En önemli şey insan hayatıdır. Kendi hayatlarını düşünsünler, karşı tarafın hayatını düşünüp, ona göre trafikte ilerlesinler.

SABAH- Bir kişi ehliyet almak istediğinde ne kadar bir harcama yapmak zorunda kalıyor, her türlü ehliyet için bu rakamlar nedir?
Ömer Culhalar- En çok alınan ehliyet B sınıfı. Valiliğin belirlemiş olduğu 1.004.00 TL. kurs ücreti fiyat tabanımız var. Kimse bu fiyattan aşağıya veremez. Ayrıca bu sadece kurs ücretidir. Bunun dışında yazılım ve direksiyon ücretleri var. Yazılı ücreti 70.00 TL, 60.00 TL direksiyon ücreti var, 40.00 TL araç yıpranma payı ve direksiyon ustası öğreticiye verilecek ücret var. Normalde bir adayın ödemesi gereken 1.004.00 TL. kurs ücreti, 170.00 TL. sınav ücreti, yaklaşık 403.00 TL maliye ücreti var, 130.00 TL’ye yakında trafiğe ödenen bir ücret var. Yani aday ehliyet için toplamda yaklaşık 1.700.00 TL civarında ücret ödüyor. Tabi bu ücret minimum olan bir ücret-. Aday sınavda kalırsa ücret artışı oluyor. O yüzden adaylarımız ilk sınavda geçmeye baksınlar ki ek ücret ödemesinler. Çiçek Bayram-Adem Kesenek
Captcha işaretlenmemiş.
Diğer Haberler
Çocuk istismarı ve kadına şiddet de bir nevi OHAL’dir
Çocuk istismarı ve kadına şiddet de bir nevi OHAL’dir
Toplumda, ahlaki bir çözülme yaşanıyor
Toplumda, ahlaki bir çözülme yaşanıyor
Güçlü bir yönetim kadrosu ile Gaziantep'te ilerleyeceğiz
Güçlü bir yönetim kadrosu ile Gaziantep'te ilerleyeceğiz
Sektöre ve firmalara değer katmak istiyoruz
Sektöre ve firmalara değer katmak istiyoruz
Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Ağrının önemli bir özelliği duyusal bir olgu olmasıdır
Ağrının önemli bir özelliği duyusal bir olgu olmasıdır
Bölgede, greenlight lazer cihazı sadece bizde mevcut
Bölgede, greenlight lazer cihazı sadece bizde mevcut
Eğitim süreklilik kazandığı zaman sorgulayan bireyler yetişmiş olur
Eğitim süreklilik kazandığı zaman sorgulayan bireyler yetişmiş olur
Bölgemize ve küresel bilime yeni soluklar getirmek için çalışıyoruz
Bölgemize ve küresel bilime yeni soluklar getirmek için çalışıyoruz
Uyuşturucunun kolay temin edilebilir olması büyük sorun
Uyuşturucunun kolay temin edilebilir olması büyük sorun
Gaziantep’te Hepatit B ve Hepatit C yaygın
Gaziantep’te Hepatit B ve Hepatit C yaygın
Doğan bebeklerin yüzde 15’i Suriyeli
Doğan bebeklerin yüzde 15’i Suriyeli
Günümüzün en yaygın ağız sorunu diş eti hastalığı ve diş çürükleridir
Günümüzün en yaygın ağız sorunu diş eti hastalığı ve diş çürükleridir
Suriyeliler’den dolayı  veremden endişeliyiz
Suriyeliler’den dolayı veremden endişeliyiz
Spor ve eğitimde zihinsel bir değişim olmalı ki büyük başarılar elde edelim
Spor ve eğitimde zihinsel bir değişim olmalı ki büyük başarılar elde edelim
Adalete güvensizlik yüzde 92 oranında
Adalete güvensizlik yüzde 92 oranında
“Gaziantep eğitiminin en büyük sorunu iç ve dış göç yoğunluğu”
“Gaziantep eğitiminin en büyük sorunu iç ve dış göç yoğunluğu”
“Gaziantep’te diyabetik retinopati yaygın”
“Gaziantep’te diyabetik retinopati yaygın”
Rant odaklı yapılar, kentin çevresel niteliğini zedeledi
Rant odaklı yapılar, kentin çevresel niteliğini zedeledi
Sigara ile ilişkili kanser türlerinin kadınlarda görülme sıklığı arttı
Sigara ile ilişkili kanser türlerinin kadınlarda görülme sıklığı arttı
Hedef yılsonuna kadar 3 milyon yolcuya ulaşmak
Hedef yılsonuna kadar 3 milyon yolcuya ulaşmak
15 Temmuz’dan bu yana sıkıntı yaşıyoruz
15 Temmuz’dan bu yana sıkıntı yaşıyoruz
Toplumun bilinçlenmesi ve olayı sahiplenmesi lazım
Toplumun bilinçlenmesi ve olayı sahiplenmesi lazım
Günümüzün en büyük sorunu uyuşturucu
Günümüzün en büyük sorunu uyuşturucu
Eczanelerde sahte ilaç satılması mümkün değil
Eczanelerde sahte ilaç satılması mümkün değil
Hayranı olduğu Şebnem Ferah’a ulaşmak için yaptığı şarkı hayatını değiştirdi
Hayranı olduğu Şebnem Ferah’a ulaşmak için yaptığı şarkı hayatını değiştirdi
Türkiye, önce, kendi içindeki IŞİD unsurlarını temizlemeliydi
Türkiye, önce, kendi içindeki IŞİD unsurlarını temizlemeliydi
Düzbağ projesi Türkiye’nin en önemli ve en büyük 3. Projesi
Düzbağ projesi Türkiye’nin en önemli ve en büyük 3. Projesi
Ülkenin geleceği, demokratik sistemin sağlıklı işleyişine bağlıdır
Ülkenin geleceği, demokratik sistemin sağlıklı işleyişine bağlıdır
Belirsizlik duygusu, büyük travmalar doğurabilir
Belirsizlik duygusu, büyük travmalar doğurabilir
Gıda denetimlerimiz çok yetersiz tükettiğimiz gıdalar güvenli değil
Gıda denetimlerimiz çok yetersiz tükettiğimiz gıdalar güvenli değil
Tür sayısı 330, nüfusumuz ise 7 bin 100’e kadar ulaştı
Tür sayısı 330, nüfusumuz ise 7 bin 100’e kadar ulaştı
UNESCO’ya ağına girmiş bir kente yakışmıyor bu
UNESCO’ya ağına girmiş bir kente yakışmıyor bu
Gaziantep’te daire satışları durdu
Gaziantep’te daire satışları durdu
Savaşla birlikte Suriye ile ticaretimiz sıfırlandı
Savaşla birlikte Suriye ile ticaretimiz sıfırlandı
Peyzaj mimarları, dünyayı iyileştiren doğaya nazikçe dokunan ellerdir...
Peyzaj mimarları, dünyayı iyileştiren doğaya nazikçe dokunan ellerdir...
Annem bakımevinde çok mutlu
Annem bakımevinde çok mutlu
Çevrimizi en çok  kirleten insandır
Çevrimizi en çok kirleten insandır
Doğu'daki olaylar, tüm sektörleri olumsuz etkiledi
Doğu'daki olaylar, tüm sektörleri olumsuz etkiledi
Ulaşımda bir hareketlenme varsa ekonomi iyiye gidiyor demektir
Ulaşımda bir hareketlenme varsa ekonomi iyiye gidiyor demektir
Antep, orman fakiri bir kent konumunda
Antep, orman fakiri bir kent konumunda
Türkiye, her anlamda  iyi yönetilmiyor!
Türkiye, her anlamda iyi yönetilmiyor!
Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri’ni  kim koruyorsa çok yanlış yapıyor
Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri’ni kim koruyorsa çok yanlış yapıyor
Ne zaman fasonculuk biter işte o zaman marka oluruz
Ne zaman fasonculuk biter işte o zaman marka oluruz
 “Devlet, yerli kömür dağıtmaktan vazgeçip, ithal kömür dağıtmalı”
“Devlet, yerli kömür dağıtmaktan vazgeçip, ithal kömür dağıtmalı”
Gayrimenkuldeki  artış altını neredeyse 3’e katlıyor
Gayrimenkuldeki artış altını neredeyse 3’e katlıyor
Antep, aslında tarıma  dayalı bir sanayi kenti
Antep, aslında tarıma dayalı bir sanayi kenti
“Sanayileştik, ama bu kültürümüzün  de geliştiği anlamına gelmiyor elbette”
“Sanayileştik, ama bu kültürümüzün de geliştiği anlamına gelmiyor elbette”