Ekonomi yüzde 27 küçülecek işsizlik yüzde 34’e fırlayacak

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ebru Voyvoda’ya göre, Türkiye koronavirüs krizinde en fazla etkilenen ülkelerden biri. Önlem alınmazsa ekonomi yüzde 27 küçülecek ve işsizlik oranı yüzde 34’e fırlayacak.

artıgerçek > Ekonomi - 22 Haziran 2020

Türkiye ekonomisinin sorunları sadece dövize indirgenemeyecek kadar derin ve karmaşık

Yeldan, Türkiye ekonomisinin sorunlarının sadece dövize indirgenemeyecek kadar derin ve karmaşık olduğunu vurgulayarak, “Bu da swap ya da benzeri gelip geçici, kısa vadeli yapay müdahalelerle çözülemeyecektir” dedi.

Voyvoda da, krizin çok boyutlu olduğunu, sadece makroekonomik değil toplumun hemen her alanına, bölgesel, etnik, cinsiyet, bazında gelir eşitsizliği ve sosyal parçalanma olarak yansımasının da olacağını vurguladı. Covid-19 Salgınının Türkiye Ekonomisi Üzerine Etkileri ve Politika Alternatiflerinin Makroekonomik Genel Denge Analizi’ne imza atan Prof. Yeldan ve Prof. Voyvoda ile araştırmalarını ve koronavirüsün Türkiye ekonomisine etkilerini konuştuk.

SORUÇLARI AĞIR OLACAK

- Yaptığınız analize göre, koronavirüs nedeniyle ekonomi yüzde 27 küçülecek, TL yüzde 30.5 değer kaybedecek. Şimdi Covid-19’da ikinci dalga konuşuluyor, önlem alınmazsa bu tahminleriniz nereye varır?

YELDAN: Aslında daha “ikinci dalga” salgınından önce, Türkiye haziran ayı itibarıyla dünya ölçeğinde krizden en çok etkilenen ekonomiler arasında yer almakta. Bizim çalışma, salgına karşı alınan izolasyon ve diğer kısıtlama tedbirlerinin ekonominin bütününe yayılmış tüm etkilerini izlemeyi amaçlıyor. Modelimizin öngörüleri sanayi sektörlerinde yüzde 30’u aşan bir daralma ve işsizlikte de yüzde 34’lük bir krize işaret ediyor.

VOYVODA: Çalışmamız salgına karşı herhangi bir önlem alınmadığı durumda ortaya çıkabilecek yıllık ortalama kayıplara işaret ediyor. Genel olarak elbette salgınların uzaması ve önlemler ile birlikte etkilerinin uzun vadeye yayılması da ortaya çıkabilecek sonuçları daha ağır hale getiriyor.

- Pandeminin ekonomik boyutu ne kadar derin olacak?

YELDAN: Bizim öngörülerimiz sektörel bazda yüzde 60 ile yüzde 10 arasında daralmalara işaret ediyor. Bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 12’ye kadar büyüyebileceğini gösteriyor. Yine modele göre, kısıtlama tedbirleri sonucu hanehalkı gelirleri yüzde 26.5 geriliyor, toplam özel tüketim harcama talebi yüzde 23 azalıyor ve yatırım harcamaları yüzde 66.7 düzeyinde daralıyor. Küçük ve orta boy işletmelerin böylesi bir şoka karşı durmalarını bekleyemeyiz.

VOYVODA: TÜİK’e göre, Nisan 2019’a göre Nisan 2020’de tekstil ve giyim eşyasında yüzde 60, imalat sanayiinde yüzde 33, içecek sektöründe yüzde 36’a varan düşüşler tespit ediyor ki bu veriler bizim çalışmamızın “ilk an” etkileri ile oldukça uyumlu. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı verilerine göre Nisan 2020’de otomotiv üretimi bir önceki yıla göre yüzde 90’ın üzerinde azalma gösteriyor, elektrik talebindeki daralma yüzde 16 civarında. Bu ilk göstergeler krizin ne kadar derinleşebileceğine dair de önemli ipuçları içeriyor.

GERÇEKÇİ ADIMLAR ATILMALI

- Pandeminin yol açtığı hasarları en aza indirebilmek için hangi adımlar atılmalı?

VOYVODA: Ya ekonomi ya sağlık gibi bir ikileme düşmeden kriz karşısında önceliklendirilmiş ve soruna en iyi şekilde müdahale eden gerçekçi adımlar atmak gerekiyor. Öncelikle ücretli emek ve kendi hesabına çalışanlar ile küçük esnaf gelirlerinin korunması amaçlanmalı. Çalışmamızın Covid-19 salgınının etkilerini izleyen sonuçları, “ilk-an” etkisi ile 2019 yılıyla karşılaştırmalı olarak ücretli emek gelirlerinde yıllık yüzde 45’lik bir reel kayba tekabül edebilecek bir kayıp öngörmekte. Bu kayıp, salgına yönelik izolasyon tedbirlerinin bir sonucu olarak toplam istihdamın yüzde 22.8 gerilemesi demek.

YELDAN: Bütçe açığının milli gelirin yüzde 3’üne ulaştığı, yüksek enflasyon ve dövizde belirsizliğin hüküm sürdüğü bu ortamda, etkili kamu politikalarının uygulanması için manevra alanı daraldı. Şu ana kadar ekonomi idaresinin almış olduğu tedbirler çoğunlukla ucuz kredi ve borçlanmayı teşvik ederek talebi borçlanarak canlandırmak ve işini kaybedenler için ise şirketlere gene kredi borçlandırması yoluyla kaynak aktararak aslında sermayeyi kurtarmaya yönelik politikalardan oluşmaktadır. Bütün kurgunun ana amacı özellikle inşaat ve finans sermayesini gözetmesidir. Oysa, krize karşı ulusal ekonominin sadece daha bol kredi ve hanehalklarını daha da yoğun borçlandırmaya dayalı tüketim üzerinden canlandırılabileceği düşüncesi tehlikeli bir yanılsamadır. Dahası bu tür rastgele tedbirler kamu kaynaklarının israfına yol açmakta, ekonomide güveni sarsmaktadır.

YAPAY MÜDAHALELERLE ÇÖZÜM OLMAZ

- Türkiye’nin ekonomide ana sorunu dolar-kur gibi yansıtılıyor, sizce Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik sorun yumağının temelinde neler var?

YELDAN: Döviz kuru, kuşkusuz ki nihayetinde ulusal ekonomideki dengesizliklerin bir yansımasıdır. Kısmi olarak bir yerde dengesizlik varsa, sistemin bütününde bunun mutlaka yansıması olacaktır. Döviz piyasalarındaki krizin aslında yurtiçinde tüketim ve üretim dengesizliğinin, tasarruf-yatırım açığının sonucu olduğunu; enflasyonun ise nihayetinde işgücü piyasalarındaki parçalı ve yapısal tıkanıklıkların yarattığı maliyetlerin bir uzantısıdır. Türkiye ekonomisinin sorunları bu yüzden sadece dövize indirgenemeyecek kadar derin ve karmaşık görünümdedir. Bu da swap ya da benzeri gelip geçici, kısa vadeli yapay müdahalelerle çözülemeyecektir. Swap ve benzeri işlemler, yapıları gereği, kısa döneme yönelik ve çoğunlukla da özünde finansal piyasalarda işlem yapan “yatırımcıların” güvenini sağlamaya yönelik uygulamalardır. Bu tür uygulamalar yoluyla kalıcı döviz girişi sağlanması ve reel sektörlere fon sağlanması beklenmez. O yüzden dövizin ihracat geliri ya da doğrudan yatırım yoluyla Türkiye’ye kazandırılması esastır.

DİRENİŞLER GÜNDEMDE OLACAK

- Eşitsizlikler, hayat pahalılığı arttı, sosyal bir patlama olur mu?

YELDAN: Sosyal olaylar tarihte hiçbir zaman önceden planlı, kusursuz bir plana dayalı biçimde adım adım gerçekleşmiyor. 15/16 Haziran’ın 50’nci yıldönümünü kutladığımız şu günlerde emeğin sosyal hak ve kazanımlarını korumaya yönelik yepyeni direnişler; öğrencilerin üniversiteleri üzerindeki akademik baskılara karşı direnişler, doğanın acımasız tahribatı karşısında geliştirilecek direnişler hepsi birden kuşkusuz ki Türkiye’nin gündeminde olacak.

VOYVODA: Covid-19’la ortaya çıkan kriz hali, dünya ekonomilerinin önemli bir kısmını olduğu gibi Türkiye ekonomisini de işgücü piyasalarında, gelir dağılımında hem fonksiyonel, hem bölgesel, hem de cinsiyet bazında derin eşitsizliklerin var olduğu; kamusal hizmetlere erişimin ticarileştirildiği; ve dolayısıyla, gelir eşitsizliğine bağlı olarak yoksulluğun sosyal dışlanma ile birlikte yaşanmakta olduğu bir ortamda gerçekleşmekte. Önümüzdeki dönemde salgının farklı toplumsal kesimlere eşitlikçi değil ama ayrıştırıcı etkisini ve sosyal devletin, sağlık hizmetleri başta olmak üzere tüm kamusal hizmetlere erişimin bu etkinin azaltılmasındaki rolünü tartışıyor olacağız.

PAHALILAŞMA KAÇINILMAZ

- Türkiye yeni dönemde nasıl bir ekonomi modeli tasarlamalı?

YELDAN: Türkiye dış borçlanmaya ve içeride her ne pahasına kredi yaratarak özellikle inşaata dayalı spekülatif nitelikli büyüme modelini terk etmelidir. Kamunun üretim ve teknolojik yatırımlarının öncülüğünde ulusal geliri ve ulusal tasarrufları üretken sektörlere aktaran bir planlama modeli geliştirmelidir. Yabancı yatırımcının güveni ancak böylesi bir modelin parçası olarak sağlanabilir

- Koronavirüs sonrası Türkiye ekonomisini ve yurttaşı nasıl günler bekliyor olacak?

YELDAN: Zaten dengesiz ve kırılgan nitelikli ulusal piyasalarda enflasyon ve dövizde de daha yüksek çaplı bir pahalılaşma kaçınılmaz durmakta. İstihdam yaratma kapasitesi zaten çok yıpranmış olan ulusal ekonomide işsizliğin ve/veya düşük ücretlerin süregeleceğini tahmin etmek güç gözükmüyor.

VOYVODA: Krizin çok boyutluluğu ve sonuçları sadece makroekonomik değil ama sağlık sistemlerine erişimdeki eşitsizlikler, yaygın işsizliğin ve gelir kayıplarının yaratacağı yoksullaşma, gelir dağılımının toplumun hemen her alanına-bölgesel, etnik, cinsiyet, bazında gelir eşitsizliği ve sosyal parçalanma olarak yansıması gibi sonuçlar doğuruyor.

Captcha işaretlenmemiş.
Diğer Haberler
Ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 17.1 arttı
Ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 17.1 arttı
Saman, Türkiye'nin bitcoini oldu
Saman, Türkiye'nin bitcoini oldu
‘S-400 açıklaması liranın dolar karşısındaki değer kaybını artırdı’
‘S-400 açıklaması liranın dolar karşısındaki değer kaybını artırdı’
Merkezi yönetim bütçesi Mayıs'ta 13,4 milyar TL açık verdi
Merkezi yönetim bütçesi Mayıs'ta 13,4 milyar TL açık verdi
Kademeli normalleşmeyle kredi kartı kullanımı yüzde 78 arttı
Kademeli normalleşmeyle kredi kartı kullanımı yüzde 78 arttı
Türkiye pandemide vatandaşlarına en az doğrudan destek sağlayan ülkeler arasında
Türkiye pandemide vatandaşlarına en az doğrudan destek sağlayan ülkeler arasında
Kademeli normalleşmeyle kredi kartı kullanımı yüzde 78 arttı
Kademeli normalleşmeyle kredi kartı kullanımı yüzde 78 arttı
Dolar, güne 24 kuruşluk artışla 8,54 seviyelerinde işlem görüyor
Dolar, güne 24 kuruşluk artışla 8,54 seviyelerinde işlem görüyor
Bütçesi 7 bakanlığı aşan Diyanet'in iki yılda kiraya ödediği para 18.6 milyon lira!
Bütçesi 7 bakanlığı aşan Diyanet'in iki yılda kiraya ödediği para 18.6 milyon lira!
Bitcoin yeniden 40 bin dolar sınırını aştı
Bitcoin yeniden 40 bin dolar sınırını aştı
Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru, yılın ilk üç ayında yüzde 93 arttı
Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru, yılın ilk üç ayında yüzde 93 arttı
Altının kilogramı 497 bin 500 liraya geriledi
Altının kilogramı 497 bin 500 liraya geriledi
ABD'nin Rus devlet borcuna yönelik yaptırımları resmen yürürlükte
ABD'nin Rus devlet borcuna yönelik yaptırımları resmen yürürlükte
Hazine ve Maliye Bakanlığı, dolar cinsi kira sertifikası için bankalara yetki verdi
Hazine ve Maliye Bakanlığı, dolar cinsi kira sertifikası için bankalara yetki verdi
Türkiye'nin en güçlü markası İş Bankası oldu
Türkiye'nin en güçlü markası İş Bankası oldu
Ziraat Bankası’nın tarım kredileri 10 yılda yarı yarıya düştü
Ziraat Bankası’nın tarım kredileri 10 yılda yarı yarıya düştü
Yabancılara konut satışı yüzde 106,5 arttı
Yabancılara konut satışı yüzde 106,5 arttı
Merkez Bankası net rezervi eksi 56 milyar dolar
Merkez Bankası net rezervi eksi 56 milyar dolar
Akaryakıt zamları temel gıda fiyatlarını etkiledi
Akaryakıt zamları temel gıda fiyatlarını etkiledi
Cari işlemler dengesi Nisan'da 1 milyar 712 milyon dolar açık verdi
Cari işlemler dengesi Nisan'da 1 milyar 712 milyon dolar açık verdi
Dolar 8.40 seviyesinin altında: Bu hafta Biden görüşmesi ve TCMB kararı takip edilecek
Dolar 8.40 seviyesinin altında: Bu hafta Biden görüşmesi ve TCMB kararı takip edilecek
Gram altının yerini yarım gram altın aldı
Gram altının yerini yarım gram altın aldı
Otomotiv sektöründe üretim yüzde 28, ihracat yüzde 37 arttı
Otomotiv sektöründe üretim yüzde 28, ihracat yüzde 37 arttı
Halkı krediyle borçlandırmayın karşılıksız destek verin
Halkı krediyle borçlandırmayın karşılıksız destek verin
Kaynakları verimli kullanarak maliyetleri düşürdük
Kaynakları verimli kullanarak maliyetleri düşürdük
Tarım arazilerimiz 4 milyon 720 bin hektar azaldı
Tarım arazilerimiz 4 milyon 720 bin hektar azaldı
3 milyon kişi yasal takipte
3 milyon kişi yasal takipte
IMF'den Türkiye değerlendirmesi: Yüksek enflasyon, düşük rezerv ve dolarizasyonla baş başa
IMF'den Türkiye değerlendirmesi: Yüksek enflasyon, düşük rezerv ve dolarizasyonla baş başa
Sanayicinin durumu hiç iç açıcı değil
Sanayicinin durumu hiç iç açıcı değil
İşsizlerin yüzde 29.3’ü bir yıl ve daha uzun süredir iş arıyor
İşsizlerin yüzde 29.3’ü bir yıl ve daha uzun süredir iş arıyor
Emekli ve memur zammında ilk 6 aylık dönemde enflasyon belirleyici olacak
Emekli ve memur zammında ilk 6 aylık dönemde enflasyon belirleyici olacak
Akaryakıtta yeni ÖTV artışı yolda
Akaryakıtta yeni ÖTV artışı yolda
Düğünler zam getirdi
Düğünler zam getirdi
G7 zirvesinde orta, düşük gelirli ülkelere ‘altyapı inşalarına destek’ projesi kararı
G7 zirvesinde orta, düşük gelirli ülkelere ‘altyapı inşalarına destek’ projesi kararı
Dünyada artık sadece üretmek yetmiyor
Dünyada artık sadece üretmek yetmiyor
10 ildeki 32 taşınmaz özelleştirilecek
10 ildeki 32 taşınmaz özelleştirilecek
Ham yağ ithalatında gümrük vergisi düşürüldü
Ham yağ ithalatında gümrük vergisi düşürüldü
İmalat sektörü ve KOBİ’ler için verimliliği artıracak bir işlevi var
İmalat sektörü ve KOBİ’ler için verimliliği artıracak bir işlevi var
Üretim artırılmadığı sürece işsizlik azalmaz
Üretim artırılmadığı sürece işsizlik azalmaz
İşportacılık bitirilmezse esnaf bitecek
İşportacılık bitirilmezse esnaf bitecek
Kamu arazilerindeki turizm tesislerinin borçları ertelendi
Kamu arazilerindeki turizm tesislerinin borçları ertelendi
İkinci el otomotiv piyasası tepetaklak oldu
İkinci el otomotiv piyasası tepetaklak oldu
Dolar 8.40'ın altında; piyasalarda gözler Erdoğan ve Biden görüşmesinde
Dolar 8.40'ın altında; piyasalarda gözler Erdoğan ve Biden görüşmesinde
Sanayide üretim nisanda yıllık yüzde 66 arttı, aylık yüzde 1 daraldı
Sanayide üretim nisanda yıllık yüzde 66 arttı, aylık yüzde 1 daraldı
Yeşil pasaportlu ihracatçılar aşılamada öncelikli gruba dahil edildi
Yeşil pasaportlu ihracatçılar aşılamada öncelikli gruba dahil edildi
Üretici fiyatları ile tüketici fiyatları arasında artan makas rahatsız edici
Üretici fiyatları ile tüketici fiyatları arasında artan makas rahatsız edici
Mayıs'ta ticaret ciro endeksi yüzde 5.4; hizmet ciro endeksi yüzde 2.7 azaldı
Mayıs'ta ticaret ciro endeksi yüzde 5.4; hizmet ciro endeksi yüzde 2.7 azaldı
Yıl sonu dolar kuru beklentisi 8,95 TL'ye yükseldi
Yıl sonu dolar kuru beklentisi 8,95 TL'ye yükseldi