31 Mart 2020, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
Nurgün Balcıoğlu
Evrensel adalet hepimizi eşitledi
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yargılama
Ayfer Tuzcu Ünsal
Antep’te hamam gelenek ve görenekleri 1
Metin Atamer
Koyun can derdinde
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Anadolu’nun İlk Demiryolu Hattı: İzmir-Aydın Demiryolu
Leyla Adın
Bill Gates
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Av Şafak Yılmaz
Corona virüsü
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Kininizi diri tutun!
Bülent Yılmaz
Tüketiciler için ipuçları
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe Kepkep
Zeytin ve zeytinyağı (1)
Ali Ihsan Kaya
Gelir vergisi beyanı başladı
ÇOK OKUNAN HABERLER
İnternet kullanımı yüzde 40 arttı
Gaziantep’te pozitif çıkan kaç hasta var?
Benzine 13 kuruş zam yapıldı
Panik yaşanmaması için gerçeği söyleyin
Çiftçilerimiz, risk alarak evinden çıkıp üretiyor
Cezaevlerindeki personel evlerine gönderilmeyecek
Bir televizyon dört çocuk
Selçuk: EBA canlı sınıf uygulaması başlatıyoruz
TTB: Türkiye göz göre göre enfekte oldu
30 milyon maskenin dokumasız kumaşı Gaziantep’ten
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Sektöre ve firmalara değer katmak istiyoruz
“Panama Danışmanlık olarak akredite Kobi Danışmanlarımız ile fikirden projeye üretimden satışa her alanda Kobilerimizin yanındayız”
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Leyla Adın
 
Değişen sizin kalbiniz

   19 Şubat 2020
 

Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta (başkente) yakın yerleşim merkezlerinde bir gezintiye çıkmıştı. Payitahttan ayrılıp birkaç saatlik bir yol katettikten sonra yolları üzerindeki bir nar bahçesinin kıyısında dinlenme molası verdiler. Olgunlaşmış, tam kıvamını bulmuş olan narlar insanın iştahını kabartıyordu. Padişah bahçe içinde çalışmakta olan yaşlı bir adamı yanına çağırdı sordu:

- Bu güzel nar bahçesi kimin?

- Bu nar bahçesi benimdir efendim, babamdan miras kaldı.

- Oğlun, uşağın var mı?

- Allah bize oğul uşak vermedi efendim, bir karı kocadan ibaret iki kişilik bir aileyiz.

- Peki, ben de bu ülkenin hükümdarıyım, şuradan bir nar şerbeti sıksan da içsek.

İhtiyar "baş üstüne" dedi ve hemen gidip bahçe içindeki kulübeden kalaylı, tertemiz bir tas getirdi. En yakındaki ağaçtan iki nar kopardı ve sıktı. İki nar tam bir tası doldurdu. Padişah içti ve çok beğendi. Bütün vücuduna bir zindelik ve ferahlık yayılmıştı. İhtiyar çiftçi padişahın beraberindeki herkese sırayla nar şerbeti ikram etti. Padişah ve adamları bedenlerinin kazandığı bu zindelikle biraz yol almak için ihtiyara veda edip yola koyuldular. Yolda, padişahın kafası karışmaya başladı. "Madem birer ayakları çukurda olan bu yaşlı karı-kocanın mirasçıları yok, ne yapacaklar böyle güzel nar bahçesini, karşılığında birkaç kuruş verip de bu bahçeyi ellerinden alayım" diye düşündü. Padişah ve adamları akşama doğru geri dönerlerken aynı bahçenin yanında yine konakladılar. Padişah ihtiyardan bir tas daha nar şerbeti yapmasını istedi. İhtiyar sabahki kadar candan ve gönülden olmasa da bir tas nar şerbeti yapıp sundu. Fakat padişah bu defa nar şerbetinin tadını pek beğenmedi. Sabahkine hiç benzemiyordu. Sordu:

- Baba ne oldu böyle, bu nar şerbeti sabahki ile aynı nardan değil mi? Bunun tadı hiç de hoş değil.

- Aynı nardan evlat, aslında tadında da bir değişiklik yok, asıl değişen sizin kalbiniz. Tebaanızın malına göz koydunuz, bunun için de narların tadı değişti…

Bencildir insanoğlu, bencil olduğu için yalnız kendini düşünür. Sürekli kendi çıkarları peşinde koşar. Böyle olunca, bir süre sonra gözlerinin önündeki güzellikleri de görmemeye başlar. Ama aslında tam tersi olması gerekmiyor mu? İnsan kalbinin daima güzellikleri görmesi gerekmiyor mu? Görebilmeli ki hayatı daha anlamlı kılsın. İşte bunu  başarabildiğimiz ölçüde mutlu oluruz...

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Bill Gates
 . Microsoft ve işsiz temizlikçi
 . Siyah duvar
 . İnsanlar vardır...
 . Eski bir tapınak yazıtı
 . Sığınmacılardan neden korkuluyor?
 . Bir tepsi baklava dünyaya bedel
 . Kaybedilenler
 . Yalancıysanız çok şanslısınız
 . Zehir, korku, kıskançlık, öfke ve nefret
 . Değişen sizin kalbiniz
 . Azim ve başarı
 . Huzur nedir?
 . Hayatın anlamı
 . Kartalın yeniden doğuşu
 . Yaşamın 40 altın kuralı
 . Şiir
 . Sizin paraşütünüzü kim hazırlıyor?
 . İnsanları, binalar öldürüyor
 . Bilgenin öğüdü
 . Kolomb'tan bugüne…
 . Başarı paraya mı bağlı?
 . Bir yıl daha geride kaldı
 . Çocuğunuzun farkında olun
 . Son eser de taşınıyor
 . Eğitimde neredeyiz?
 . KYK borcu olanlara iyi haber
 . Gün geçmiyor ki şaşırmayalım
 . Kadınlar
 . Engel bedende değil
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya