24 Ağustos 2019, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Maarif
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
Ege’nin karizmatik oyunu: Zeybek
Leyla Adın
Gaziantep’te kiralar çok yüksek
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Karşıyı nasıl değiştirebilirim?
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
İnsanların ayçiçeğinden öğrenecekleri var!
ÇOK OKUNAN HABERLER
Gaziantep’te ciddi bir arsa spekülasyonu var
Ramallah'da el yapımı bomba patladı: 1 ölü, 2 yaralı
Beyoğlu'nda çatı yangını paniğe neden oldu
Sokak ortasında silahlı saldırı güvenlik kamerasında
Rusya'da şehre inen ayılar ortalığı birbirine kattı
İzmir'de 500 hektar değil, 5 bin hektar yandı
Okullar 9 Eylül'de açılacak
Antep fıstığı cep yakıyor
Millet Bahçesi’ne scooterli güvenlik görevlileri yerleştirildi
Kadına yönelik şiddet yine hortladı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
 
Ecirlik

   26 Nisan 2019
 

Sabah daha önce bir dergiden kesip sakladığım yazıyı[i] okuyorum.

Kuruş hesabı...

Hollywood film dünyasının başkenti olarak bilinir. Kaliforniya’nın ılıman iklimine sırtını dayamış bu efsane kentteki dertlerden biri işçilik maliyetleri. Başrol oyuncularına avuçlar multi-milyon dolarlar göz kırpmadan sarf edilirken figüranların nasibi kuruşu kuruşuna hesap ediliyor.

Hatırladığım kadarıyla Titanic filmi stüdyo çekimlerinin büyük bölümü ucuz olsun diye Meksika’da, ucuz Meksikalı işçilerin inşa edilen dekorlarla bezenmiş mekânlarda çekilmişti. Sonraları Hollywood yapımcıları ucuza adam kapatma geleneğini sürdürerek Avrupa mekânlarına transfer oldu.

 

Figüranın ederi...

Hollywood için bir (sözsüz) figüranın günlük yevmiyesi $100 – 200 arasında iken bu tutar İngiltere’de $114 dolar, Berlin’de $41, Budapeşte’de $35, Varşova’da $22, Minsk kentinde (Belarus) ise sadece $2 olmaktadır.

Bu dışarı kaçışın Amerikan film endüstrisine yıllık maliyeti yaklaşık $10 milyar olarak hesaplanıyor. Fena para değil hani.  

Herkes, bizde ne sebeptense zengin diye bellenmiş bulunan Amerikalılar bile ucuz işçilik peşinde koşuyor.

Kim koşmuyor ki?

"Birinci sınıf insanlar, birinci sınıf insanlarla, İkinci sınıf insanlar üçüncü sınıf insanlarla çalışır.” Leo Rosten

Bu gözlem doğru ise ki benim tecrübelerime göre çoğu durumda doğru, ecirlere değil bir alt ligden adam çalıştırarak kendi beceriksizliklerini üstünü örtmeye çalışan yöneticilere kızmak gerekiyor.

Ancak bir başka gözlem de kayda değecek kadar ilginç - 

Veil’e Dilbert’in cevabı

Vail aksiyonu diyor ki – “Her insan bulunan kuruluşta, iş, en alttaki hiyerarşi seviyesini bulur.” Diğer bir deyişle - iş çalışanı bulur, kaçmak yoktur. 

Dilbert öte yandan buyuruyor ki - “İyi iseniz bütün işler size verilir,gerçekten iyi iseniz hepsinden sıyırırsınız.”

Demek ki çalışan kendi kaderini kendi tayin edebiliyor.

Çalışan göze girebilir mi? Kimin söylediğini bilmediğim bir söze göre “Asla göze giremezsin... Ne kadar iş yaparsanız yapın, asla yeterince yaptı sayılmazsınız.”

Ama öte yandan Radoviç de kuralını ortaya koymuş – “Herhangi bir kuruluşta, bir astın üstünü yönetme potansiyeli, bir üstün, astı yönetme potansiyelinden çok daha yüksektir.“ Çalışanın cambazlıkları da hafife alınacak gibi değil. Ecirlik konusu epeyce girift bir konu.

Çalışanı işe sürmenin şartları ne olabilir? İnek üreticileri araştırmışlar ve ineklerin yönetimine ilişkin bir dizi öneri geliştirmişler[ii]

İnekler belli bir düzene alışırlar. Bu düzen dışına çıkılınca verimleri düşer. Bakıcıları ile inekler arasında yakın temas olmalıdır. İnekler bakıcılarından korkmamalıdır. İnekler aceleye gelmez. İnekler köpeklere kovalatılmaz. Ahırda bakıcılar sessizce çalışmalıdır. Bağırtı, çağırtı ve ani hareketler inekleri rahatsız eder...

İneklerin de verimli olması için sağlanacak şartlar bakımından insanlardan pek farklı olmadığı görülüyor.



[i] Newsweek Dergisi, 19 mart 2001, s.41. 

[ii] Clerence H. Eckles, Dairy Cattle and Milk Production, McMillan Hill, New York, 1956., s. 332-333.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Karşıyı nasıl değiştirebilirim?
 . Terfi
 . Bir koyundan en az iki post
 . Takım ruhu
 . Takım yönetimi
 . Biz aileyiz geyiği!
 . Toplantının hikmeti
 . Toplu çalışma hastalığı
 . Sabotaj
 . Mevki
 . Ne takım ama!
 . Çember çevirme!
 . Şaşkınlığın bu kadarı
 . Biz takımız takıntısı
 . Yaban kazları
 . Öfkeli boğa...
 . İsabet - ıska
 . Artı -Eksi – İlginç...
 . Beş niçin!
 . Balık kılçığı...
 . Bağlantı ne?
 . Boy sırasına diz!
 . Çetele
 . Püf noktası...
 . Erbabından öğrenmek
 . Açmaza çekidüzen
 . Açmaza çekidüzen
 . Asayiş berkemal
 . Beyin fırtınası – yazması...
 . Elma – armut – kiraz
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya