25 Ocak 2020, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Trappist Manastırı
Ayfer Tuzcu Ünsal
Zeytin Hasadı Şenlikleri(1)
Metin Atamer
Çek bir acılı İstanbul
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
İhraç edilen barış akademisyenlerinin kitap kafesi: Kültürhane
Leyla Adın
İnsanları, binalar öldürüyor
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av Şafak Yılmaz
Su çatlağını buldu
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Anladık! Yıl 2020!
Bülent YILMAZ
İfrat-tefrit
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe KEPKEP
D vitamini (4)
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
Gaziantep Basketbol U-13 takımı, Kuşadası’nda
Güvercin hırsızları kameradan kaçamadı
Merkel: 'Libya'nın Suriye olmasına izin vermemeliyiz'
ABD, “Doğum Turizmi” için vize vermeyecek
Güvencesiz, sözleşme dışı işler yapıyoruz
Merak çok kırılgan bir bitkidir özellikle de özgürlüğe ihtiyacı vardır
SPK'dan 114 bin liralık ceza
"En iyi bildiğiniz işi, en doğru şekilde yapın"
Milyarderlerin serveti, dünya nüfusunun yüzde 60’ının varlıklardan daha fazla
Lübnan kabinesinde altı kadın bakan yer aldı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
Sahiplenmek öldürür

   15 Nisan 2019
 

Picasso bir gün kendisinin hayranı olan sanatsever bir bayanla karşılaşmış. Kadın, Picasso’yu görünce hayranlıkla onunla konuşmaya başlamış. “Geçen bir sanat galerisinde otoportrenizi gördüm. Harikaydı. Ona bayıldım. Beni öylesine etkiledi ki onun cansız olduğunu unutup eğilip öptüm” demiş.

Picasso kadına bakıp “Peki o da sizi öptü mü?” demiş. “Siz neler söylüyorsunuz?” demiş kadın. “Bir portre beni nasıl öpebilir ki?

O zaman o benim portrem değil” demiş Picasso.

Ölmüş bir eş sizi öpebilir mi? Öpemez değil mi? İşte bir insanı sahiplenmeye başladığınız andan itibaren öldürürsünüz.

 

Sahiplenme duygusu, karşıdaki insanı öldürmenin en kısa ve kolay yoludur.

Sahiplenme sonucunda ego karşıdaki kişiyi tamamen kuşatır.

Benim eşim, benim çocuğum, benim arkadaşım” demeye başlarsınız. Artık siz onun sahibi gibi davranmaya başlarsınız. Delikanlı sevdiği kızla evlenmiş. İlk yaptığı şey onu tamamen sahiplenmek oluyor. Çocuğun emziği gibi sımsıkı sarılıyor. Ve kıza yasaklar koymaya başlıyor. “Arkadaşlarınla görüşemezsin. Ailenin yanına gidemezsin. Dışarı çıkamazsın” talimatları yağmaya başlıyor.

 

Çünkü delikanlı sahiplenme sonucunda kaybetme korkusu yaşamaya başlıyor. Küçük çocuk emziğini kaybederse ne yapar? 

Sahiplenme duygusu olmadan önce kaybetme korkusu da yoktu. Sahiplendiğiniz eşinizi cansız bir portre haline getirirsiniz. Kıskançlık ne demek? Kıskançlık kaybetme korkusunun dışavurumundan başka bir şey değildir.

Terk edilmek ego için ölümdür. Artık bir çok insan sahiplenmenin ne kadar kendisine zarar verdiğinin farkına vardığı için evlenmiyor, çocuk sahibi olmuyor. Onun yerine hayvan besliyorlar.

 

Çünkü hayvan sizi terk edemez, size bağımlıdır. Köpek sadık olduğu için tehlikesizdir. Ama bir eş her an sizi terk edebilir, çekip gidebilir. Evladınız ayrılabilir.

Böyle bir durumda egonuz yerle bir olur, kalbiniz kırılır. Bunu önlemek için farkına bile varmadan onu öldürmeye başlarsınız. Onu nesne gibi, eşya gibi görmeye başlarsınız. Eşiniz, evladınız zamanla cansız bir eve, arabaya, eşyaya dönüşür. Artık emrinizden çıkmaz. Bu egonuzu tatmin ve mutlu eder. Halbuki siz bir insanı sevmiştiniz. Artık eşiniz bir nesnedir sizin için. Nesne, eşya sizin duygularınıza cevap veremez. Siz arabanızı öptüğünüzde arabanız da sizi öpemez. Siz yastığınıza sarıldığınızda yastığınız size teşekkür edemez.

 

İşte kendi elinizle kendi evliliğinizin sonunu getirmiş olursunuz. Eşiniz özgür birisi olabilmeli. Size karşı sevgisi, ilgisi alakası biterse her zaman gidebilmeli. Siz de aynısını yapabilmelisiniz. Her iki taraf da özgür olursa gerçek aşk, gerçek sevgi dolu dolu yaşanır. Yoksa her gün ölü bir insanla aynı yastığa baş koyarsınız.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Trappist Manastırı
 . Berberden öğrendim
 . Değerini artırmaz
 . Olumlu felsefe
 . İçindekini at
 . Uyanık Okçu
 . Yükünü boşalt
 . Merkezde ol
 . Veliden öğretmene mektup
 . Dindar mısın, dinci misin?
 . Dost ol
 . Kendinle baş başa
 . Soruyu soran kim?
 . Olumlu Düşünce faydalı mı?
 . Değişim
 . Aynı suç
 . Başına geleceği bilmiyor
 . Hazır olmak
 . Akılsız Kral
 . Karanlığı gömmek
 . Çifte standart
 . Kendini yakala
 . Yaşamadıktan sonra
 . Edilgen olmak
 . Ne olduğun önemli
 . Mutluluk Anı
 . Fare yüreği
 . Başkasının onayı
 . Ben buyum diyebilmek
 . İnanmak mı, iman etmek mi?
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya